Yeni eklenen yazıların mailinize gelmesi için mail adresinizi yazmanız yeterli

29 Eylül 2009

İnci Bilgisayar

Geçtiğimiz günlerde, şirketimize ait Toshiba marka 3 yıllık laptop, bilmem kaçıncı defa bozuldu.
Bu makine şirketimize geldiği ilk günden beri devamlı arıza yapıyor.
Garanti kapsamında olduğu için her arızada Toshiba Türkiye’nin merkez ofisine götürdük.
Hep aynı arıza raporlandı ve sonra tamir edildiği bildirildi. Ama garanti bittikten sonra da hala aynı nedenle arızalanıyor.
Garanti sonrası götürdüğümüz bir seferinde, yüklü bir ücret istendiği için bir tarafa koyduk, bir süre de kullanmadık.
Sonra ihtiyaç olunca, 3-4 ay önce, yine Toshiba merkez tamir servisine götürdüğümüzde, yine ana kart (motherboard) arızası bildirildi ve bu sefer de 400 $ gibi bir para istendi.
Bunun üzerine “bu kadar para verene kadar yenisini alırız” düşüncesi ile yine bir kenara attık ama arkadaşlarımızdan birisi bu makineyı Yazıcıoğlu İşhanına götürmeyi önerdi.
İnci Bilgisayar isimli bir şirket kendisinden tamir için istenen fiyat 80 YTL olunca da, tamir ettirdik.Makine 2 haftadır sorunsuz çalışıyor.

İşte o zaman Yazıcıoğlu Han dikkatimizi çekti. Aslında makinayı tamir eden Murat Bey'in yaklaşımı ve bu makinaya kendi servisinden 400 $ istendiğini söylediğimizde, kendi çalıştığı şirketinin nasıl çalıştığını heyecanla anlatması da etkili oldu. Bu handa neler olup bittiğine daha yakından bakalım dedik.

Yazıcıoğlu İş Hanı, aslında bilişim sektörü efsanelerinden birisidir. Kadıköy'ün merkezinde, Karaköy vapur iskelesi ile otobüs duraklarının çaprazında yer alan ve genellikle teknolojik ürünlerin satıldığı bir han olarak bilinir. Bazılarının açıkgöz tüccarların bilmeyenleri kolaylıkla kandırılabildiği bir yer olarak tariflediği Yazıcıoğlu, bazılarına göre ise, hiçbir yerde bulunamayacak bilgisayar parçalarının bulunduğu önemli bir teknolojik merkez durumunda. Tabi oyun ve bazı yazılımların korsan CD’lerinin bulunabildiği de söylenir.

Ama bugünlerde Yazıcıoğlu da değişiyor. Tekno marketlerin yaygınlaştığı ve internetten elektronik ürünlerin daha kolay bulunabildiği günümüzde, han artık yeni bilgisayarlardan çok, bilgisayar parçalarının ve ikinci el ürünlerin alınıp satıldığı bir pazar yeri durumunda.

Kullanıcının bilinçlenmesi, fiyatların ve parça özelliklerinin internetten kolaylıkla bulunabilmesi nedenleriyle de artık daha güvenilir tüccarların hayatta kalabildiği bir yer olduğu belirtiliyor. Bunu İnci Bilgisayar’ın sahiplerinden Yusuf Yıldırım
Bakın burası 4.kat. Bizim burada 3 farklı dükkanımız var ama şu gördüğünüz 2 dükkan kapalı. Çünkü işlerini iyi yapmadıkları için müşterilerini tutamadılar ve kapamak zorunda kaldılar.
şeklinde anlatıyor. Her türlü bilgisayar ve laptopa teknik servis hizmeti veren ve ikinci el bilgisayar - laptop alım-satımı yapan İnci Bilgisayar'ın ortaklarından Yusuf Yıldırım ile Yazıcıoğlu ve perakende bilgisayar pazarına ilişkin bir röportaj gerçekleştirdik.

turk.internet.com : Neden Yazıcıoğlu diye bir han var? Burası nasıl oluşmuş?

Yusuf Yıldırım : Bilgisayarların ve parçalarının ilk satılmaya başlandığı yıllarda bir takım pasajlarda pazar oluşmuş. Nasıl Doğubank’ta beyaz eşya işi yapılıyorsa, bu handa da bilgisayar pazarı oluşmuş. Aslında Yazıcıoğlu bir otel binası olarak inşa edilmiş. Sonraları, muhasebeciler, kuaför, lokantacılar, müşavirler, elektrikçiler filan varmış. Sonra elektronikçiler yenilikleri takip etmeye başlamışlar. Bilgisayar toplamaya başlamışlar. Talep de oluşmuş. Dolayısıyla burada bir Pazar oluşmuş.

turk.internet.com : Yazıcıoğlu İşhanında ne tür işler yapılıyor?

Yusuf Yıldırım : Teknomarketlerin artması ve internetten satış yapan sanal marketlerin çoğalması nedeniyle, Yazıcıoğlu bugün, ikinci el ve teknik servis ağırlıklı çalışıyor. Yeni bilgisayar satışı yavaşladı. Aslında eskiden bilgisayar toplama ve satışı da yapılırdı. Mesela Gold Bilgisayar buradaki bir dükkandan doğmuş 25 yıllık bir firmadır.

Ama burada batan firma da çoktur. Yazıcıoğlunda esnaf mantığı ile çalışan yokoluyor. Şirket mantığına geçenler tutunuyor. Önceden ufak bir sermaye ile açmak ve yürümek mümkündü. Bugün artık değil. Bugün kredi kartı ile alışveriş yapılıyor. Teknomarketler daha düşük masraflı POS alabiliyor. Üstelik vade de yapabiliyorlar.

Tüketici de bilinçlendi. Dürüst çalışmayan hayatta kalamıyor.

Bizden önce bir dönem burada korsan CD oyun – müzik – flim ya da yazılım satılmış. Ancak, telif hakları yasası çıktıktan sonra Yazıcıoğlu Han’da her hangi bir kanunsuz uygulama kalmadı. Şu anda böyle bir şey bulamazsınız. En son yaşanan vaka, bir rivayete göre 4 yıl kadar önce, hanın önünden geçmekte olan kaymakam porno CD satıldığını görmüş. O kaymakam beyin talimatıyla polis buraları temizledi. Şimdi de sıkı tutuluyor.

Genelde burada iş yapan esnaf, alaylı takımıdır. Çoğu lise mezunu ve usta-çırak ilişkisiyle meslek edinmiş kişilerden oluşuyor. Handa, kartuş dolumu yapan, yazıcı tamir eden yerlere de rastlayabilirsiniz. Eğer ekonominin seyri bu şekilde devam eder ve sermaye öne çıkarsa, profesyonel yapıya kayma olursa, ufak esnafın çoğu piyasadan silinir.

Bu röportajın devamına burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu röportaj turk.internet sitesinden alınmıştır.

27 Eylül 2009

Doğru gözlük kullanımı ve bakımı

Gözlük kullanmaya başlayan kişilerde, belli bir süre sonra bazı alışkanlıklar oluşur. Gözlüğü takıp, çıkarırken, silerken, bir zemin üzerine koyarken, kordon veya zincirle boyunda asılı tutarken, baş üzerine kaldırırken, kılıfına yada kılıfsız cebe çantaya yerleştirirken ortaya çıkan bazı hareketler, hep benzer biçimde düşünmeden yapılagelir. Bu alışkanlıklar gözlüğün ömrünü, yapısını, ayarlarını etkiler. Eğer bu alışkanlıkların içinde yanlış bir zorlama ya da yanlış bir hareket varsa, gözlük zorlamanın olduğu bölgeden kırılabilir. Bu olumsuzlukları gidermek için sırasıyla şunlara dikkat etmek gerekir:

Gözlük kullanılmadığı zamanlarda, mutlaka sert koruyucu bir kılıfta muhafaza edilmeli ve mümkün olduğunca oturulan, dayanılan üzerinde eşya bulundurulan bir zemine konulmamalıdır.

Oturulan sandalye, koltuk, kanepe, yatak üzerine bırakılıp unutulan gözlükler her an bir
kazaya uğrayabilir. Böyle bir alışkanlık edinilmişse hemen vazgeçilmesi gerekir.

GÖZLÜĞÜN AYARLARI BOZULURSA

Bu durumu anlamak için gözlük sapları açılarak düzgün (masa üstü vs.) bir zemine konur. Eğer saplardan biri zemine değmiyorsa, gözlük yüzde eğri duruyor demektir. Bu pozisyondayken gözlük halkalarına yukarıdan bakıldığında, halkalardan biri içe doğru bir konumda ise de gözlük köprü kısmından eğilmiş demektir. Bu gözlük yüzde, bir halkası yüze yakın, diğer halkası gözden uzak durur.

Düzgün bir zemine konulan gözlüğün saplarından biri eğri duruyorsa düzeltilmesi gerekir.

Bunların dışında, sap açıklıkları gövde ile 90 derecelik açı teşkil etmiyor ve dışa doğru açılmışsa, gözlük yüze bol gelir ve düşme eğilimi gösterir. Şayet bu sap, bu şekilde açılmamışsa, gözlüğün açılan sap yönünde yüze yaklaştığı görülür.

Metal ve plastik çerçevelerde sap vidalarının gevşemesiyle saplar sık sık cama çarpacak ve cam üzerindeki kaplama veya polisaja zarar vererek matlaşmasına neden olacaktır.

Gözlük katlandığında saplar düzgün kapanmıyor, aşağı veya yukarı doğru, doğru açı teşkil etmiyorsa, sap menteşelerinin eğimi yanlıştır. Bu durum gözlüğün kılıfa girmesini zorlaştır. Gözlük sapları genellikle düzgündür. Bazen yapımcı firma veya teknisyen gözlükçü tarafından şakaklar üzerindeki baskıyı azaltmak için hafif bir kavis verilir. Bilinçli yapılan bu işlem dışında saplardaki aşağı-yukarı, içe ve dışa eğimler gözlüğün yüzdeki konforunu olumsuz etkiler. Bu tür ayar bozuklukları görünümü de kötüleştirir.

Metal gözlüklerde, camları halka içine zapteden vidalar zamanla gevşeyip camların düşüp kırılmasına neden olabilir. Fakat bu durum kullanıcıyı daha önceden uyarır. Gözlük camları silinirken gevşemiş vidalar camın yatak içinde oynamasına ve ses çıkarmasına neden olur. Bu ses camın düşebileceğinin de habercisidir.

Özellikle plastik çerçeveli veya plastik camlı, plastik ve metal çerçeveleri sıcaklığın 40 dereceyi geçtiği yerlerde bırakmamak gerekir. Çünkü gözlük, sıcaklıklarının 60-70 dereceye çıkmasıyla deforme olup, parlaklıklarını kaybeder. Özellikle yansımasız kaplamalı plastik camların kaplamaları, bu sıcaklığa dayanamaz.


GÖZLÜĞÜN TEMİZLENMESİ

Silme bezinin yumuşak, hidrofil (su tutucu) ve cam üzerinde kolay hareket eden malzemeden olmasına titizlik gösterilmeli, silme bezi içinde kum, toz, kir olmamalıdır.

Gözlüğün ideal şekilde temizlenmesi

Eğer çıkmayan kirler varsa, özel temizleyiciler spreyler, kir çözücü emdirilmiş kağıtlar kullanılabilir. Bunlar yoksa, her cama bir damla şampuan veya benzeri yüzey aktif sıvılar damlatılarak camlar parmakla ovalanır. Deterjan kullanılmamalıdır. Bol su ile durulanarak suyu silkelendikten sonra yukarıda anlatılan şekilde temizlik tekrarlanır.

Gözlüğe en çok zarar temizlik aşamasında verilir. Bir eşyayı uzun süre ve ideal formunda kullanmak, ancak bazı kurallara uymak ve bu kuralları alışkanlığa dönüştürmekle mümkündür. Günlük yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olan böyle bir eşyanın ideal kullanımı, ekonomik ömrünü birkaç kat uzatır.


GÖZLÜK ÇERÇEVESİ DEFORMASYONLARI

İlk alınışta gözlük çerçevelerinde teknisyen dikkatinden kaçan bazı deformasyonlar olduğu gibi, kullanım ve taşıma yanlışlıkları sonucu da çerçeve deformasyonlara uğrayabilir. Böylece bir deformasyon tespit edildiğinde, zaman geçirmeden optisyene başvurarak bu durumun düzeltilmesi ve ideal duruma getirilmesi gerekir.

Burun köprüsünün tam ortasından dikine bir düzlem bulunduğu varsayılarak, sağ ve sol gövdelere bakıldığında her iki tarafta simetrik olmalıdır.

Gövdenin göz tarafında kalan iç kısmına 180 derecede bir düzlem konduğunda (menteşelere dayanacak şekilde) sağ ve sol halkalar bu düzleme eşit mesafede olmalıdır. Bu eşitlik aynı zamanda, camların merkezlerinin korneaya eşit uzaklıkta olmasını sağlayacaktır (sağda ve solda çok farklı dyoptriler istisnadır).

Eğer şaşılık (strabismus) yoksa , göz bebekleri sağ ve solda aynı yerde olmalıdır. Yine eğri burun istisnadır. Zira burunda sağa veya sola doğru bir eğiklik varsa, gözlük çerçevesi yüzde tam simetrik durmayacaktır.

Gözlük gövdesinin her iki yandan bakıldığında yanağa doğru eğimi (pantoskopik açısı) eşit olmalı ve yanağa değmemelidir.

Sapların kulak arkasına dönen kısmı, kafa ile kulağın birleşme eğrisini takip edecek gibi olmalıdır.

Sapın en uç noktası, hem kulak arkasına hem de kafa derisine fazla baskı yapmamalıdır. Gözlük sapları açılarak önce düz, sonra ters bir şekilde düzgün masa üstü gibi bir zemine koyulduğunda, sap uçları veya büküm yerleri masaya değmelidir.

Saplar gövdeyle 90 derecelik bir açı yapmalı ve saplar düz bir biçimde kıvrım yerine uzanmalıdır (şakakları geniş kişiler için verilmiş dışa doğru bombeler istisnadır).

Metal çerçevelerde, plaketlerin kaynak yerlerinden başlayarak eğim ve kıvrımlar simetrik olmalıdır (yine eğri burunlar için özel yapılmış ayarlar istisnadır).

Sap uzunlukları ve büküm yerleri eşit olmalıdır (kişinin bir kulağı önde bir kulağı geride ise, yapılan ayar istisna kabul edilir). Sap uçları camlara temas etmemelidir.

Çerçeve gövdesindeki camı sıkıştıran vidalar gevşek olmamalıdır. Keza, sapların menteşe vidaları yeteri kadar sıkı olmalıdır. Camı tutan vidalar sonuna kadar sıkışmalı, arada açıklık kalmamalıdır. Menteşe vidaları zamanla gevşemeye meyillidir. Vidaların gevşeyip düşmesini önlemek için somun kullanılmalı veya vidanın uç kısmı preslenerek çıkması önlenmelidir.

Çerçevenin gövdesinin öne veya saplara doğru eğimi fazla olmamalıdır.


GÖZLÜKTE DEFORMASYONLAR NEDEN ZARARLIDIR ?

Gözlükte deformasyonlar, hem estetik açıdan, hem fonksiyonları açısından kötü sonuçlar doğurur. Deforme olan gözlük, cilde pişik veya kızarıklık gibi zararlar verir. Çünkü ağırlıklar burun üzerine ve saplara eşit dağılmaz. Kaymalar veya baskılar, kulak arkasında, şakaklarda ve burun üzerinde acı ve ağrı verir. Gözlüğün görme fonksiyonlarını bozar, astigmatik ve prizmatik etkiler meydana getirerek bulanık görmeye, çift görmeye ve görme yorgunluğuna, dolayısıyla baş ağrısına neden olur.


HER ALTI AYDA BİR ZİYARET

Yukarıda saydığımız tüm olumsuzluklar, ancak işinin ehli bir usta teknisyen tarafından düzeltilir. Bu tür ayar bozuklukları, eğrilikleri, gevşemeleri konunun dışında birinin yapması zor ve risklidir.

Gözlükte meydana gelecek bozukluklar ancak işin ehli bir usta tarafından düzeltilmelidir.

Gözlükçünün çeşitli cihaz ve el aletleriyle kolayca ve kısa sürede yapabileceği bir ayar, yanlış ellerde kırılmayla sonuçlanabilir. Ziyaretlerin gözlük kullananın lehine bazı yararları da vardır. Bu ziyaret esnasında gözlüğe derin temizleme yapılır, (ultra soundlu yıkama cihazında) gevşeyen vidalar sıkıştırılır.

Altı ayda bir yapılacak olan ziyaretlerde, gözlüğün gerekli bakımları yapılır

Eskiyen, yeşilleşen, rengi değişen burun padleri değiştirilir. Şayet ilgilenilir ise yeni teknolojik gelişmelerden haberdar olunur. Cam ve çerçevenin miadının dolup dolmadığına karar verilir.


GÖZLÜĞÜ DEĞİŞTİRME ZAMANI

Her gözlüğün, kişiden kişiye değişen bir kullanma süresi vardır. Bu süre alışkanlıklara, takış süresine, sık takıp çıkarılmasına, muhafaza şekline kişinin terlemesi ve terindeki terkibe göre değişir.

Eğer terin çok asitli bir terkibi varsa, metal çerçevenin kaplamaları bu terkipten etkilenerek bozulur, baz materyaldeki bakırı oksitleyerek yeşil renk alır, giderek korrozyon ve yüzeyin törpü gibi pürüzlenmesine neden olur. Özellikle cilde temas halindeki saplarda ve gözlüğün gövdesinin alt kısmında yanağa değme varsa meydana gelen bu oluşum son derece ciddi cilt reaksiyonlarına zemin hazırlar.

Mükemmel kalite ve mükemmel sağlamlık istenildiğinde, çerçeve köprüsündeki alaşımın sert ve dayanıklı olması sağ sol halkalarda ise yumuşak kolay biçim verilen bir alaşım seçilmesi şarttır. Saplarda kullanılan alaşım bazen üç değişik özellik taşır: Sapın menteşeye yakın yerleri kalın sert, orta bölge esnek, plastik uçların geçirildiği mil kısmı yumuşak kolay bükülen nitelik kazandırır (ki optisyen kolayca kulak arkasına bükerek ayarlayabilsin). Alaşıma bu özellikler kazandırılırken yapılan işlemler, maliyetede etki eder. Bu nedenlerle, çok kaliteli bir çerçeveye ömür biçmek zordur. Çok sağlam bir gözlük, kötü kullanımla çok kısa sürede bozulabilir. Bu itibarla, gözlük çerçevesine yapımcı firmaların verdiği garanti, sadece imalat hatalarını içerir. Kullanım yanlışlığından meydana gelen kırılma veya bozulmalara bir garanti verilmez.

Özet olarak kaplaması bozulmuş metal gözlük çerçevesinin değiştirilmesi gerekir. Ayrıca metal yorgunluğuna başlamış, kolayca deforme olan çerçeveler ile vida yatakları, menteşeleri bozulmuş bağlantıları çatlayarak zayıflamış çerçeveler değiştirilmelidir. Plastik çerçevelerde saplarda pütürlenmeler, ter asidinden beyazlanmalar olduğunda, plastik malzeme ayar yapılamayacak derecede sertleştiğinde, çatlamalar başladığında değiştirmek gerekir. Unutulmamalıdır ki, değişme zamanı gelmiş, ana materyali bozulmuş, deforme olmuş, camları çizilmiş, matlaşmış, kanallarına temizlenemeyen kirler birikmiş bir gözlüğü kullanmakta ısrar etmek sağlıklı değildir.

Bu yazı, Rıfat Kayın'ın "Görmeyi Bilmek" adlı kitabından alınmıştır.

25 Eylül 2009

Al Gore ve küresel ısınma

An Inconvenient Truth belgeseliyle küresel ısınmaya dikkat çeken Al Gore, bu videoda Dünya'daki buzulların erimesi ve buna neden olarak gösterilen petrol ve kömür üzerine çarpıcı gerçekleri anlatıyor.

21 Eylül 2009

Twitter nedir ?

Son günlerde çok popüler hale gelen twitter'ın ne olduğunu anlatan kısa bir video.
Altyazı seçeneklerinden türkçeyi seçerek izleyebilirsiniz.

20 Eylül 2009

Blogger sorunu ve çözümü

Son birkaç gündür bloggerda yaşanan blogların zaman zaman açılmaması ve kumanda paneline girişte yaşanan sorunlar büyük ölçüde giderilmiş gibi görünüyor.
Sorunun çözümü olarak gösterilen DNS ayarının değiştirilmesi sadece bloglara girişte değil telekom tarafından yasaklanmış olan youtube,megaupload,filefactory gibi sitelerde de işe yarıyor.
Bu çözümün ne kadar uzun ömürlü olacağı bilinmese de ben size bunun nasıl yapılacağını resimle anlatacağım.

Önce denetim masasından ağ bağlantılarına giriyoruz.

Daha sonra kullanmakta olduğumuz bağlantıya sağ tıklayarak özelliklerine giriyoruz.







Tercih edilen DNS sunucusu için

208.67.222.222

Diğer DNS sunucusu için

208.67.220.220 yazıp tamam diyoruz.

19 Eylül 2009

Yoga ve alkol


Pigeon


Malasana


Salambhasana
Alt sırt kasları, bacaklar ve kolları güçlendirmek için etkili bir yöntem.


Dolphin
Büyük omuzlar, bacaklarınızı ve kollarını güçlendirmek için.


Halasana
Sırt ağrısı ve uykusuzluk için mükemmel.


Marjayasana
Bu pozisyonda karın ve omurga üzerine yumuşak bir masaj yerleştirir.


Setu Bandha Sarvangasana
Bu pozisyon yorgun bacakları rahatlatır.



Balasana
Konumu, barış ve huzur duygusu getiriyor.


Savasana
Toplam gevşeme pozisyonu

Bilimsel çalışmalar alkol almanın, yoga yapmak ile aynı yararları sağladığını gösteriyor‏ :)

18 Eylül 2009

Blogger İpuçları

Blog dünyasına yeni girmiş olanlar için sayfalarını geliştirmek yeni eklentiler bulup sitelerine eklemek son derece zor ve vakit alan bir iş olabiliyor.
Ben de bu noktadan hareketle bugüne kadar kendi blogumda kullandığım araçlara bu yazıda yer vereceğim.
Html kodlarına fazla girmeden herkesin kolaylıkla kendi bloguna uygulayabileceği şekilde anlatacağım.

Feedburner kaydı
Burada anlaşılır biçimde adım adım anlatılmış okumanız yeterli.

Sayaç ekleme

Bu hizmeti veren birçok site mevcut.Ben şu an kullanmakta olduğum pax sitesini öneririm.
Kayıt işleminin ardından size verilen kodu sitenize ekleyerek ziyaretçi sayınızı öğrenebilirsiniz.

Online ziyaretçi göstergesi
Buradan direk olarak sitenize ekleyebilirsiniz

Google gereçleri
Google tarafından sunulan yüzlerce widget arasından zevkinize göre seçim yapabilirsiniz

Bloxoo
Blogunuzu daha geniş kitlelere ulaştırmak için bloxoo'ya kayıt olup size sunulan blooxo araçlarını sitenize ekleyebilirsiniz

Alexa
Alexa'nın araçlarını sayfanıza ekleyerek dünya çapında blogunuzun sıralamasını görebilirsiniz

Google analytics
Google tarafından sunulan bu ücretsiz ve detaylı hizmet sayesinde blogunuzla ilgili tüm istatistikleri görebilirsiniz.Google sitenizi analiz etmeden önce size bir kod vererek onu sitenize yerleştirmenizi istiyor.Kodu sitenize girdikten sonra doğrulama işlemi yapılıyor ve blogunuzla ilgili istatistikler hazırlanıyor.

DMOZ
Bu dizine kaydolarak ziyaretçi sayınızı arttırabilirsiniz.Onay işlemi 1 yıl kadar sürüyor.Umutsuzluğa kapılmayın :)

Lost parodisi

Bir asansörde, Jack Shephard ile karşılaşılınca ne yapılır ?
Tabii ki Lost ile ilgili sorular sorulur, kimileri ona asılır ve hatta eğer izlemediğiniz bölümler varsa, sohbet spoiler bile içerebilir.

video

16 Eylül 2009

Buldumbuldum.com

Bugün sizlere geçenlerde tanıttığım bunlardanistiyorum sitesiyle aynı kategoride bir siteyi tanıtacağım.
Sitedeki ürünler, günlük hayat,ev ,ofis,mutfak,yemek,oyun,parti,banyo,teknoloji,elektronik ve aksesuar kategorilerinden oluşuyor.
Bir de bu kategorilere Porof. zihni sinir tarafından yapılmış muzip ve hayatı kolaylaştıran buluşlar da eklenmiş.
Sitenin sade ve şık bir tasarımı var.
Aradığınız hediyeyi bulmakta zorlanıyorsanız sitede sizin için bir hediye bulucu da mevcut.
Hediyeyi kime,neden alacağınızı ve alacağınız kişinin karakterini seçtikten sonra sitede bulunan onlarca ürün arasından size uygun ürünler listeleniyor.
Çevrenizdeki insanlara hediye almanız gerektiğinde klasik bir hediye değil de sıradışı ve ilginç bir hediye almak istiyorsanız bu siteyi favorilerinize eklemenizde yarar var.

Super size me

Amerikalıların en büyük sorunu olan obezite konusunu incelemek isteyen Morgan Spurlock, kendisini denek olarak kullanarak ülkeyi dolaşarak "fast food" yemeye başlar.
Spurlock, fast food'un insanlar üzerindeki etkisini görebilmek için, günde 3 öğün sadece ve sadece McDonal's'larda beslenmeye başlar.
Yiyebileceği ve içebileceği şeyler sadece McDonald's menüsündekilerle sınırlıdır.
1 ay boyunca bu diyeti uygulayan Spurlock, kısa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak
etkilenmeye başlar.

Fast food yemeye başlamadan önce doktorların yaptığı testler sonucunda son derece sağlıklı olan Morgan,kendi sağlığını ve hayatını tehlikeye atma pahasına bu belgeseli çekmiş.
Belgeselin, adını , amerikadaki mcdonaldsların menülerindeki yer alan en büyük boy seçenek anlamına gelen super size koymuş.
Belgeselde sadece mcdonaldslarda değil amerikadaki okulların yemekhanelerinin bir çoğunda da öğrencilere fast food yiyecekler verildiğini görüyoruz.
Sağlıksız olduğı herkes tarafından bilinen bu tip yiyecekler amerikadaki yemek şirketlerinin lobi çalışmalarıyla yaptıkları baskı sonucunda hükümet tarafından destekleniyor.
Fast food zincirleri,öncelikle çocukları hedef alarak hem menülerde çeşitli oyuncaklar vererek hem de restoranların bahçelerinde yer alan oyun alanlarıyla çocukları cezbediyor.
Böylece yetişkin müşteriler kendileri istemese bile çocuklarının isteğiyle fast food restoranlarına gitmek zorunda kalıyor.

Mc donalds müşterilerinin %20 si haftada bir kez gelen ağır müşteriler %70 isiyse haftada birkaç gelen çok ağır müşterilerden oluşmaktaymış.
Bunun nedeni ise Mc donalds'ın ürünlerinde bağımlılık yapıcı maddeler kullanması.
Bu da besinlerin gıda değerlerinin azalmasına neden oluyor.Böyle olunca da ne kadar çok yerseniz yiyin daha fazlasını yemek istiyorsunuz.

Mcdonalds sistemi, iş modeli olarak gerçekten çok iyi işleyen bir model.
Mcdonaldlaşmanın boyutlarını daha önceki yazımda ele almıştım.
Konuya ilgili olarak George Ritzer'in yazmış olduğu Toplumun Mcdonaldlaştırılması kitabını mutlaka okumanızı öneririm.
Mcdonalds sisteminin sadece beslenme alanında değil giyimden sağlığa kadar hayatımızın diğer alanlarını da nasıl etkisi altına gösteren çok güzel bir kitap.

Belgesele dönecek olursak,Morgan, 30 gün boyunca her gün sabah, öğle ve akşam yemeklerini mcdonalds'tan yiyor.Bu şekilde ilk günlerde hızlı bir kilo artışı yaşarken son haftada ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
Karaciğeri iflas etme noktasına geliyor.Doktorlar bu durumun daha önce sadece aşırı alkol tüketen insanlarda gördüklerini söyleyerek bunun mc diyetiyle nasıl olduğuna anlam veremiyorlar.
Ayrıca tüm vücut fonksiyonları kötüye gitmeye başlıyor ve doktorlar bu diyeti sürdürmesi durumunda ölmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar.

Belgeseli daha da fazla anlatmak istemiyorum size de birşeyler kalsın :)
Kısaca bu belgeseli izleyin ve izlettirin.

Belgesel hakkında detaylı bilgi için tıklayın


14 Eylül 2009

Flash player sorunu

Dün bilgisayara format attığım için tüm sistemi baştan yüklemem gerekti.
Sistemi işler hale getirdikten sonra flashla yapılmış videoları izleyebilmek için gerekli olan adobe flash player'ı da kurdum.
Daha sonra windows live messenger yükledim.
Flash player'ın en güncel versiyonunu indirip kurmama rağmen windows live messenger bunun eskimiş olduğunu iddia etti.
Flashla ilgili bir yükleme sitesine yönlendirip ordan indirip sorunu çözeceğimi söyledi fakat bu işe yaramadı.
Flash player'ın güncel versiyonunu daha önce indirip kurmuş olmama rağmen bir kez daha indirip kurdum fakat sonuç değişmedi.

En sonunda google'da bir araştırma yapayım dedim ve sorunun çözümünü buldum.
Flash player eksik yada hatalı kurulduğunda bu tip sorunlar kaçınılmazmış.
Şu adresteki uninstaller ile flash player'ı silip güncel versiyonu tekrar yüklediğimde hiçbir sorun kalmadı.

13 Eylül 2009

Sebastian's Voodoo

Fedakarlık üzerine bol ödüllü 4 dakikalık bir animasyon...


video

12 Eylül 2009

Elektronik firmalarının isimleri nereden geliyor ?

Wall Street Journal'de yayınlanmış olan bu yazının orjinalini buradan , Pc Labs'da yer alan düzenlenmiş türkçe versiyonunu buradan okuyabilirsiniz.

Apple
Steve Jobs ve Steve Wozniak ilk bilgisayarlarını yaptıklarında isim bulamazlar ve 1 saat içerisinde (bu süre belki daha farklı olabilir) beğendikleri bir isim bulamazlarsa kötü de olsa akıllarına ilk gelen ismi koymayı kararlaştırıyorlar.
Bir süre sonra Steve Wozniak eline bir elma alip ısırınca, bilgisayarin ismi belli oluyor.
Aradan zaman geçip Apple II'yi yapip şirket kurduklarinda da şirketin logosu da hazır oluyor. Isırılmış elma.

Türk şirketlerinin isimlerinin hikayesini de aşağıda bulabilirsiniz.

YUMATU - yusuf- mahmut-tuncer

RODİ - Ramazanoğulları dikim işletmesi

ALFEMO - Ali Feyyaz mobilya

DYO- Durmuş Yaşar ve Oğulları

AKBANK:

İlk zamanlar pamuğun beyazlığından dolayı AK, bankadan BANK aldıklarını ve birleştirdiklerini düşünüyordum fakat aslında Adana' dan A, Kayseri' den K, bankadan da BANK alıp birleştirerek AKBANK' ı bulmuşlar yani AKBANK = Adana-Kayseri Bankası.

BEKO'nun tarihçesinden alıntı:

"Türkiye'nin yeni yeni sanayileşmeye başladığı 1950'li yıllarda, Koç Holding'in kurucusu Vehbi Koç, Türkiye'ye döviz kazandıracak bir ürün arayışındaydı.

O yıllardaki ülke koşulları çerçevesinde, bir salça ve konserve fabrikası yatırımı için bu alanda tecrübe sahibi olan Bejerano ile ortaklık kurdu. 1954'te kurulan şirketin ismi, Bejerano'nun ve Koç'un ilk iki harflerinin birleşmesiyle Beko olarak tescil edildi."

Bogazici bilgisayar ise Bogazici üniversitesi mezunu mühendislerin kurdugu bir sirket, isim olarak üniversitelerinin adini aliyorlar.
Zaten Bogazici cok üretken bir üniversite ve mezunlari dayanismaci davraniyorlar.
Sanat dalinda bile ismi kullaniliyor: Bogazici Gösteri Sanatlari Toplulugu (nam-i diger kardes türküler)


11 Eylül 2009

Harici Disk kullanımı

Son zamanlarda bilgisayarımızın diskinde bulunan dosyaların boyutlarının büyümesi, oyun,müzik,film gibi içeriklerin daha fazla yere ihtiyaç duyması,Mevcut verilerin yedeklenmesi ve başka bir bilgisayara taşınması gibi nedenlerden ötürü harici disk kullanımı kaçınılmaz hale gelmiştir.

Özellikle disk kapasitelerinin de sürekli artmasıyla birlikte fiyatlarının da düşmesi hemen hemen her pc kullanıcısını harici bir disk almaya yöneltmiştir.
Kendinize uygun modeli seçtikten sonra verilerimizi bu disklere kopyalarken dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar vardır:
Diskimizi aldıktan sonra yapmamız gereken ilk iş kullanım amacımıza göre diski bölümlere ayırmaktır.
Diski bölümlere ayırmak diskle ilgili defrag gibi işlemlerde bize zaman kazandıracaktır.
Bu işlemin nasıl yapılacağını buradan öğrenebilirsiniz.

Bir de periyodik olrak harici disklerimizde yapmamız gereken uygulamalar var.
Bunlardan ilki dosya temizliği.
Harici HDD'lerimizi ayda bir iki kez disk temizlemeden geçirmeli, dosya kalıntılarından kurtarmalıyız.
Çünkü dosya kalıntıları kimi zaman sorun çıkartabiliyor.
Disk temizliğinden sonra disk birleştirme yapmalıyız.
Bu iş için defraggler kullanabiliriz.
Parçalar halinde bulunan dosyaların birleştirilmesi diskimizin hızını artıracaktır.
En önemlisi de hata denetleme.
Windows üzerinden harici HDD nize sağ tık/özellikler/araçlar/hata denetlemeden yapabilirsiniz.

Blog nasıl açılır ?

Blog açmak istiyor fakat nerden başlayacağınızı bilmiyorsanız bu video tam size göre.
Gmail hesabınız varsa sizden istenen bilgileri girmekten ibaret olan basit birkaç adımdan sonra blog dünyasına adımınızı atmış olacaksınız.
Blogunuzu açıp yazılarınızı gönderebilmeniz için çok iyi bir pc kullanıcısı olmanız şart değil.
Temel özellikleriyle blogger başlangıç için size fazlasıyla yeterli olacaktır.
Bu işi hobi amaçlı yapacaksanız daha ileri düzeydeki özelliklere ilk etapta ihtiyaç duymayacağınızı söyleyebilirim.

İnternette temel blogger tasarımına sahip olan ve içeriğindeki yazılarla geniş kitleleri peşinden sürükleyen bloglar mevcut.O yüzden işin başındayken ekstra özellikleri bulunan blogları görüp de benim blogum hiç bir zaman bu kadar iyi olamaz düşüncesiyle baştan pes etmeyin.
Blogunuzu kaç kişinin takip edeceğini blog açmadan öğrenmeniz mümkün değil.
O yüzden bu işin başında fazla okurunuzun olmamasını kendinize dert etmeyin.
Takıldığınız noktalarda bana da sorabilirsiniz.

9 Eylül 2009

ZTV

Yaklaşık 2 yıl önce yayın hayatına başlayan ZTV , 7 gün 24 saat yayın yapan bir eğitim kanalı olarak dikkat çekiyor.
ÖSS,KPSS,SBS derslerinin yanısıra ingilizce derslerinin de yer aldığı bu kanalı internet üzerinden izlemek de mümkün.
Böylece tv'de dersi kaçırdğınızda yada tekrar izlemek istediğinizde ZTV sitesine girmeniz yeterli oluyor.
Sitedeki dersleri izleyebilmeniz için sizden üye olmanız isteniyor.
Üyelik ücretsiz ve sadece birkaç bilgi girip mailinize gelen linki onaylamaktan ibaret.
ZTV, ders programlarının yanında sinema,bilişim dünyası,takı tasarımıyla ilgili programlara da yayın akışında yer vererek ders aralarında kafanızı dağıtmanıza yardımcı oluyor.

Tv'de insana hiçbirşey kazandırmayan saçma sapan programları izlemekten bıkanlar için ZTV gibi alternatiflerin olması gerçekten çok güzel.Bu kanalın yüksek ücretleri nedeniyle dershaneye gidemeyen insanlar için eşsiz bir hizmet olduğunu düşünüyorum.Hatta dershaneye gidenler için bile öğrendiklerini tekrar etmelerine yardımcı olabilir.

ZTV'de yayınlanan programlardan örnekleri aşağıda bulabilirsiniz.


Link: ZTV - Uzun Lafın Kısası - Bölüm 19


Hayata hazırlanıyorum

3 Eylül 2009

Sağlıklı PC kullanma

Monitör karşısında doğru oturma pozisyonu



Klavye ve mouse için doğru kullanma şekilleri

1 Eylül 2009

Sonnumara.com

İnternette sık sık araştırma yapıyor, aradığınızı bulmakta zorlanıyor musunuz ?
Aradığınız konuyla ilgisi olmayan onlarca sayfa arasında vakit kaybetmekten yoruldunuz mu ?
Peki bu işi sizin yerinize biri yapıp sonuçları size mail ile gönderseydi nasıl olurdu ?

Sonnumara.com sitesi de tam olarak bunu yapıyor.
Merak ettiğiniz herhangi bir konuda siteye yazıyorsunuz ve en geç 24 saat sonra aradığınız konuyla ilgili linkler size mail olarak geliyor.
Sitenin güzel yanlarından biri bu hizmet için herhangi bir ücret istememesi.
Biri sizin yerinize araştırma yapıyor siz sadece size yollanan linklere bakarak sonuca ulaşıyosunuz.

Bence Google ile arası iyi olmayanlar için son derece güzel bir hizmet.
Tabiki biraz vaktinizin de olması gerekiyor.
Sitenin iddali bir sloganı var: ''İnternette varsa buluruz yoksa koymamışlardır''
Bu slogan bana '' Zoru hemen yaparız imkansız biraz vakit alır ''sözünü hatırlattı :)
Sitenin flash ile yapılmış şık ve sade bir tasarımı var.
Bu sitenin aradığı sonuca hemen ulaşmak isteyenler için uygun bir seçenek olmadığı da ortada.
Yine de orjinal bir fikirle kurulan işe yarayabilecek bir site olduğunu düşünüyorum.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More