Sultan en iyi uşaklarından birisiyle gemideymiş. Daha önce hiç gemi yolculuğu yapmamış, aslında dağ çocuğu olarak kıyıyı bile görmemiş olan uşak, geminin boş durumdaki karın kısmında oturuyor, bağırıyor, ağlıyor, titriyor ve feryat ediyormuş. Herkes ona anlayışlı davranıyor ve korkularını gidermeye çalışıyormuş, ama onların yardımı uşağın korku dolu kalbine değil, sadece kulaklarına ulaşıyormuş. Kral uşağının bağırmalarına artık dayanamaz hale gelmiş.Mavi bulutlar altında mavi sulardaki yolculuk onun için zevk olmaktan çıkmış. O an bilge hekim, krala yaklaşıp şöyle söylemiş.- "Yüce sultanım, izninizle onu sakinleştirebilirim." Sultan bir an bile tereddüt etmeden izin vermiş. Hekim, denizcilere...