Yeni eklenen yazıların mailinize gelmesi için mail adresinizi yazmanız yeterli

30 Ekim 2009

Ninite

Ninite isimli web sitesi üzerinden çalışan program, kullanıcıların listeden seçtikleri programları tek bir pakette toplayarak birden fazla program kurmamız gereken durumlarda işimizi kolaylaştırıyor.
Özellikle yeni bir bilgisayara ihtiyacımız olan tüm programları tek tek indirip kurmak hayli vakit alan zahmetli bir iş.
Ninite sayesinde listeden seçtiğiniz programların en güncel versiyonlarını içeren düşük boyutlu bir kurulum dosyasını bilgisayarınıza indirip kurulumunu başlattıktan sonra başka hiçbirşey yapmanıza gerek kalmadan ninite tüm programları indirip bilgisayarınıza kuruyor.
Sitede belirtilene göre programlar standart ayarlarıyla ve toolbar gibi extra içerikler olmadan yükleniyor.

Ücretsiz olarak kullanıma sunulan bu sistemin şimdilik en büyük eksisi listedeki tüm programlar için türkçe desteğinin olmaması ve seçim yapabileceğiniz program listesinin biraz sınırlı olması.
Programın Windows xp,vista ve 7 ile uyumlu olduğunu da söyleyelim.


23 Ekim 2009

Gençken yapılacak 100 şey

Gnçtrkcll ,üyeleri için ilginç bir kampanya başlattı.
Aşağıdaki listede yer alan şeylerden istediklerinizi yapıyor ve bunun videosunu çekip siteye yüklüyorsunuz.
Videonuz yayınlandığında 100 kontör/25 dakika kazanıyorsunuz.Ayrıca büyük ödül olarak Mini Cooper kazanma şansınız da var.
Listedeki bazı maddeler henüz belirtilmemiş olsa da kampanyanın başlangıç tarihi olan 26 Ekim'e kadar tamamlanacağını tahmin ediyorum.




 Gençliğinizi korumak için yapabilecekleriniz hakkında Dr.Amen'in etkileyici sunumunu da buradan izleyebilirsiniz.


Hepsi birbirinden ilginç olduğu kadar yapması medeni cesaret de isteyen 100 madde :

  • 1. Garson hesabı getirdiğinde arkadaşınla hesabına el kızartmaca oyna. Garsonu hakem yap.
  • 2. Etrafındakilere sürekli öpücük gönder, soranlara “tikim var” de.
  • 3. Otobüste tüm yolculara hitaben yüksek sesle o günün gazetesini oku.
  • 4. Bir mağazanın deneme kabininde evden getirdiğin kıyafetleri dene, görevlinin fikrini sor.
  • 5. Bir arkadaşınla gelinlik ve damatlık giyip işlek bir caddede dur, gelen geçenden takı, para iste.
  • 6. Bir mağazada, almak için denediğin pantalonu üzerindekini çıkarmadan giy, görevlilere “bu bana dar, bir büyük beden alabilir miyim” de.
  • 7. Yoldan geçen tanımadığın birine “aynı şehirde yaşıyoruz, neden tanışmıyoruz?” de ve kendini tanıt.
  • 8. Mp3 çalarından dinlediğin bir şarkıyı otobüste/metroda tanımadığın birine armağan ettiğini söyle ve şarkıyı onunla birlikte dinle.
  • 9. Otostop çekerek durdurduğun 10 arabanın şoförüne arabayı dikkatli kullanmalarını tembih et ve arabaya binme.
  • 10. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 11. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 12. Belediye otobüsünde top sektirmeye çalış.
  • 13. Bir grup arkadaşınla arka arkaya tutunup tren yapın, gideceğiniz yere öyle gidin. Önünüze çıkan yayaları ağzınızla korna sesi çıkararak uyarın.
  • 14. Kızsan saçlarını berberde; erkeksen bayan kuaföründe kestir.
  • 15. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 16. Toplu taşıma araçlarında etrafındakilere tek tek saati sor. Saati ileri/geri olanları uyar ve “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”nden olduğunu söyleyerek ceza kes.
  • 17. Veterinere gidip midenin ağrıdığını anlat, çözüm iste.
  • 18. Sokakta gördüğün en az beş yaşlının elini öpmeye çalış, öpebildiklerinden harçlık iste, vermezlerse yere oturup ağla.
  • 19. Yolda gördüğün ilk ağaca sarıl ve global ısınmadan dolayı insanlık adına özür dile.
  • 20. Oturduğun kafede/restoranda kendine içecek bir şeyler söyle, yemeğini dışarıdan sipariş et, bulunduğun yere getirmelerini söyle.
  • 21. Arkadaşlarını yanına alıp sokakta ağır çekimde (slow mo) yürü.
  • 22. Süpermarkette meyve ve sebzelerle konuş. Onları dinle, onlara derdini anlat.
  • 23. 20 arkadaşını topla, aile büyüklerinden birinin elini öpmeye götür.
  • 24. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 25. Yağmurlu bir havada tanımadığın birinin şemsiyesinin altına gir, “biraz da ben tutayım” de.
  • 26. Eline küçük bir doğumgünü pastası al, yoldan gelip geçenlerin “iyi ki doğdun abi/abla” diye şarkı söylerek doğumgünlerini kutla.
  • 27. Çocuk doktoruna git, içinde hala bir çocuk olduğunu ve onu tedavi ettirmek istediğini söyle.
  • 28. Yolda yürüyen insanların karşısında dur ve birden sessiz film anlatmaya başla.
  • 29. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 30. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 31. Sakızla yapabileceğin en büyük balonu yapmaya çalış.
  • 32. Sevgiline/arkadaşına 10 tane balon al, tam ona verecekken birden havaya bırak.
  • 33. Tanımadığın insanlara hal hatır sor, akraba ya da okul muhabbeti yap. Sonra “pardon biriyle karıştırdım” diyip git.
  • 34. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 35. Turist taklidi yap, insanlara kötü bir İngilizce ile yol sor ama anlama!
  • 36. Belediye otobüsüne bindiğinde şoföre “öndeki taksiyi takip eder misin?” diye sor.
  • 37. Bir sokak girişinde dur, insanlara sokağın tabelasını göstererek “en iyi sokak bizim sokak, buradan geçin” de.
  • 38. Markette kasa görevlisi alışveriş hesap tutarını söylediğinde “hesaba yazar mısın?” diye sor.
  • 39. Sokakta yürüken herhangi birine hafifçe dokunarak ebe diyip kaç.
  • 40. Minibüse bindiğinde minibüsçüye “abi param yok eve kadar muavinlik yapayım mı?” diye sor.
  • 41. Cansız bir mankeni alıp elinden tutup sokakta gez, onunla sinemaya ya da Mcdonald’s’a git.
  • 42. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 43. Bir dilencinin yanına gidip “kredi kartı geçiyor mu?” diye sor.
  • 44. Yolda gördüğün insanlara “saçınız peruk galiba ama çok yakışmış” de.
  • 45. Sokaklardaki süs havuzlarında balık tut.
  • 46. Sabah erken bir saatte, çalışanlar plazalara/binalara girerken kapıda durup 4-5 arkadaşınla birlikte “Andımız”ı oku.
  • 47. Balık adam kıyafeti giy, sokakta gördüğün insanlara "Akdeniz ne tarafta?" diye sor.
  • 48. Yatak/baza satan mağazalara git, “en uygun yatağı alabilmem için en az bir gün burada uyumam gerek” diyip saatini kur ve yataklardan birine yat.
  • 49. Yoldan geçen herhangi birine “David Beckham‘a çok benziyorsunuz bir imzanızı alabilir miyim?“ de. Zorla imza al, birlikte fotoğraf çekil.
  • 50. Alışveriş merkezlerinden birinde yukarı çıkan yürüyen merdivenin başında dur, yukarı çıkanlara “Unutmayın her çıkışın bir inişi var; yolunuz açık olsun” diyerek onları uğurla.
  • 51. Elinde hesap makinesiyle asansöre bin, her binene kilosunu sor, hesap yap, binen birisine “Kusura bakmayın 5 kilo fazla olduk, binemezsiniz” de, asansörden indir.
  • 52. Sinemaya elinde bir DVD ile git, gişedeki görevliye kendi filmini çektiğini ve arkadaşlarınla birlikte bir sonraki seansta bu filmi izlemek istediğini söyle, ısrarcı ol, bilet parası ödeyeceğini söyle.
  • 53. Girmiş olduğun dersin hocası için pankart kaldır. Örnek: “Felsefe Pınar Hoca’dan dinlenir” “Bu okul seninle gurur duyuyor” “Ahmet Hoca, sınıf el ele; hepberaber ÖSS’ye” gibi...
  • 54. A) Erkekler için: Kıyafetinin altına bir yastık koy, toplu taşıma aracına bin, “Hamileyim“ diyerek otobüstekilerden yer iste.
    B) Kızlar için: Kıyafetinin altına bir yastık koy, toplu taşıma aracına bin, sana yer verildiğinde yastığı çıkarıp arkana koy.
  • 55. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 56. Hoca dersi bitirdiğinde bitirmemesi için yalvar, diğer arkadaşlarını ayart, onlarda sana destek olsun.
  • 57. Arkadaşlarını topla, kalabalık bir grup haline halay çekerek otobüse binin.
  • 58. Markette, market arabasına bin ve kasadan geçerken “barkodumu okur musunuz” diye sor.
  • 59. Eline bir düdük al, yolda yürürken karşına çıkan bir yabancıya kırmızı kart göster, oyundan çıkarma hareketi yap.
  • 60. Otobüs ya da metro vagonlardan birinin başında dur, içeri giren yolculara inecekleri durakları sor ve onlara oturacakları yeri göster.
  • 61. Marketten bir adet sakız al, kredi kartı ile ödemek istediğini söyle, kaç taksit yapabileceklerini sor.
  • 62. Elinde bir buket çiçek ve çikolatayla bir mağazaya gir, satıcıya “Vitrindeki mankene aşık oldum, sizden istemeye geldim“ de.
  • 63. Metro İstasyonunda ‘Taksim bir iki bir iki,Taksim yolcusu kalmasın! Diye bağır!, insanları metroya bindir, kapılar kapanınca metronun makinistine ‘’devam et’’ diye bağır.
  • 64. Taksiye bin ve Atina’ya gitmek istiyorum diyip şoföre vizesi olup olmadığını sor.
  • 65. Vapurda bir anda ayağa fırlayıp türkü söylemeye başla. Yolcuların arasında dolaşarak konserde halk arasına karışmış izlenimi yarat. Yolcuların elini tut, öpücük yolla.
  • 66. Dolu bir asansöre en son bin, bütün kat düğmelerine bas, hiç bir katta inme.
  • 67. Tuvalet kağıdıyla kendini mumyala, sokağa çık.
  • 68. Yolda gördüğün bir yabancıya hikayeni anlat.
  • 69. Evdeki su bardaklarından bir tanesinin üstünü streç film ile kapla. Ev sakinlerinden birinin o bardaktan su içmesini sağla.
  • 70. Arkadaşlarınla halı saha kirala, piknik yap.
  • 71. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
  • 72. Şehir hatları vapurunda yere havlu ser ve üzerinde güneşlen.
  • 73. Notere git, Madonna’yı çok sevdiğini ve ona vekalet vermek istediğini söyle
  • 74. Restoranda yemeğin sadece yarısını yediğini söyleyerek hesabın yarısını ödemeyi teklif et.
  • 75. Arkadaşlarına vereceğin ders notları için kantinde/kampüste imza günü düzenle.
  • 76. Gittiğin kafenin çalışanlarına “bugün çok yoruldunuz, hadi siz oturun kahveleri de ben yapayım” de.
  • 77. Çakmakçıya bitmiş pillerini doldurtmak istediğini söyle.
  • 78. Yer göstericilere ya da güvenlik görevlilerine sinema/alışveriş merkezlerinin büyük ekranlarında arkadaşlarınla Play Station oynamak istediğini söyle.
  • 79. Eve gelen misafirlere “bugün kapalıyız” diyerek onları içeri alma.
  • 80. Bir iki arkadaşınla kağıda “Cezalıyız” yaz, göğsünüze yapıştır. Yol kenarında bir süre tek ayak üzerinde durun.
  • 81. Metro ya da otobüs koltuğuna kılıf takıp otur.
  • 82. Yoldan geçen bir minibüsü heyecanla durdur, duran minibüsün şöforüne saati sor, teşekkür edip yoluna devam et.
  • 83. Sokakta sünnet kıyafetiyle gez.
  • 84. Otogar’da tanımadığın insanlara el salla, arkalarından su dök. “Varınca arayın” de.
  • 85. Yolda tek başına kahkahalar atarak yürü, hatta yere yatıp tepinerek gül.
  • 86. Yoldaki insanlara “kaykayımı şuraya park etmiştim, polis çekmiş gördünüz mü?” diye sor
  • 88. Okulun ya da sınıfın kapısında dur içeri girenleri tek tek karşıla, “hoş geldiniz” de.
  • 89. Yoldan geçenlere kendi fotoğrafını göster, “bu insanı buralarda gördünüz mü?” diye sor.
  • 90. Maçta üzerinde “Bu golü sevgili arkadaşım XXX’e ya da aileme armağan ediyorum” yazılı bir pankart aç.
  • 91. Taksiye bin, şöfore “Param yok. Taksimetre ne kadar yazarsa o kadarlık şarkı söylesem olur mu? diye sor.
  • 92. Arka kapısından indiğin otobüsün koşarak ön kapısına git ve şoföre yanlış durakta indiğini söyleyerek tekrar bin. Bunu birkaç durakta tekrarla.
  • 93. Derse, o dersin hocasının maskesini takarak gir.
  • 94. Bir turiste havaalanında coşkuyla karşılanıp omuzlara alınan yeni transfer olmuş futbolcu muamelesi yap.
  • 95. Yeni bir spor dalı icat et.
  • 96. Köpek gezdiren birinin yanına gidip “bir tur verir misin? Bu gece bende kalsın mı?” diye sor.
  • 97. Bir ünlü şahsiyeti seninle McDonald’s’a gitmeye ikna et.
  • 98. Hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap.
  • 99. Öğrenciye ev vermeyen emlakçıdan ev kiralamaya çalış.
  • 100. Kafana göre takıl; kendi maddeni çek gönder.

19 Ekim 2009

Tavlanın Hikayesi

Eski zamanlarda Hint İmparatoru, satranç oyununu yanında bir

mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna göndermiştir. Mektubunda
oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır;

"Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi
görüyorsa O kazanır. İşte hayat budur..."

Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu
mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık
olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat
etmesini ister.

Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taşının
hareketini ve tüm oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder
ve imparatora sunar.

Pers İmparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce
tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir.

Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana
böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak
tavla bir tanedir. 4 köşesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'şar
hane 12 ayı, pulların toplamı ayın 30 gününü, siyah-beyaz pullar
gece ve gündüzü, karşılıklı 12'şer hane günün 24 saatini simgeler ..

Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla
oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır :

"Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha
ileriyi görüyorsa O kazanır.

Ama biraz da şans gerekir.
İşte hayat budur...

14 Ekim 2009

Bu numaraya dikkat !

Son zamanlarda cep telefonunuza +393 veya +359 ile başlayan bir numaradan çağrı gelirse kesinlikle bu numarayı geri aramayın.
Bulgaristan'daki arkadaşlık hatlarından gelen bu çağrıyı yanıtladığınızda saniyede 98 kontör gidiyor.

Genelde kendilerine hedef olarak faturalı hat sahiplerini seçiyorlar.
Bana da zaman zaman bu numaralardan çağrı geliyor hatta en son 6 gün önce +359896424906 diye bir numaradan geldi.Bilinmeyen numaralara dönüş yapma alışkanlığım olmadığından bu aramalardan etkilenmedim.Meraklı arkadaşların daha dikkatli olmalarını öneririm.
Eğer bu tip çağrılar almak istemiyorsanız cebinizi yurtdışı aramalara kapattırmanız gerekiyor.
Alternatif bir çözüm olarak cep telefonunuza arama engelleme programı yükledikten sonra sizi arayan numarayı da kara listeye ekleyerek bu tehlikeli çağrılardan kurtulabilirsiniz.

11 Ekim 2009

Yiğit Özgür ve Selçuk Erdem'den Karikatürler
















1 Ekim 2009

Anti-theft lunch bags

İşyerinizde yemek için hazırladığınız ekmeğinizi başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanmıyorsanız üzülmeyin artık bunun da çaresi var.
Bilim adamları bu konuda uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda bu problemi ortadan kaldıracak sıradışı bir fikir geliştirdiler: Anti-theft lunch bags
Kullanımı son derece kolay olan bu güvenli poşet sayesinde ekmeğinizi meraklı gözlerden koruyabileceksiniz :)
Kullanım şeklini aşağıdaki fotoğraflardan görebilirsiniz.


29 Eylül 2009

İnci Bilgisayar

Geçtiğimiz günlerde, şirketimize ait Toshiba marka 3 yıllık laptop, bilmem kaçıncı defa bozuldu.
Bu makine şirketimize geldiği ilk günden beri devamlı arıza yapıyor.
Garanti kapsamında olduğu için her arızada Toshiba Türkiye’nin merkez ofisine götürdük.
Hep aynı arıza raporlandı ve sonra tamir edildiği bildirildi. Ama garanti bittikten sonra da hala aynı nedenle arızalanıyor.
Garanti sonrası götürdüğümüz bir seferinde, yüklü bir ücret istendiği için bir tarafa koyduk, bir süre de kullanmadık.
Sonra ihtiyaç olunca, 3-4 ay önce, yine Toshiba merkez tamir servisine götürdüğümüzde, yine ana kart (motherboard) arızası bildirildi ve bu sefer de 400 $ gibi bir para istendi.
Bunun üzerine “bu kadar para verene kadar yenisini alırız” düşüncesi ile yine bir kenara attık ama arkadaşlarımızdan birisi bu makineyı Yazıcıoğlu İşhanına götürmeyi önerdi.
İnci Bilgisayar isimli bir şirket kendisinden tamir için istenen fiyat 80 YTL olunca da, tamir ettirdik.Makine 2 haftadır sorunsuz çalışıyor.

İşte o zaman Yazıcıoğlu Han dikkatimizi çekti. Aslında makinayı tamir eden Murat Bey'in yaklaşımı ve bu makinaya kendi servisinden 400 $ istendiğini söylediğimizde, kendi çalıştığı şirketinin nasıl çalıştığını heyecanla anlatması da etkili oldu. Bu handa neler olup bittiğine daha yakından bakalım dedik.

Yazıcıoğlu İş Hanı, aslında bilişim sektörü efsanelerinden birisidir. Kadıköy'ün merkezinde, Karaköy vapur iskelesi ile otobüs duraklarının çaprazında yer alan ve genellikle teknolojik ürünlerin satıldığı bir han olarak bilinir. Bazılarının açıkgöz tüccarların bilmeyenleri kolaylıkla kandırılabildiği bir yer olarak tariflediği Yazıcıoğlu, bazılarına göre ise, hiçbir yerde bulunamayacak bilgisayar parçalarının bulunduğu önemli bir teknolojik merkez durumunda. Tabi oyun ve bazı yazılımların korsan CD’lerinin bulunabildiği de söylenir.

Ama bugünlerde Yazıcıoğlu da değişiyor. Tekno marketlerin yaygınlaştığı ve internetten elektronik ürünlerin daha kolay bulunabildiği günümüzde, han artık yeni bilgisayarlardan çok, bilgisayar parçalarının ve ikinci el ürünlerin alınıp satıldığı bir pazar yeri durumunda.

Kullanıcının bilinçlenmesi, fiyatların ve parça özelliklerinin internetten kolaylıkla bulunabilmesi nedenleriyle de artık daha güvenilir tüccarların hayatta kalabildiği bir yer olduğu belirtiliyor. Bunu İnci Bilgisayar’ın sahiplerinden Yusuf Yıldırım
Bakın burası 4.kat. Bizim burada 3 farklı dükkanımız var ama şu gördüğünüz 2 dükkan kapalı. Çünkü işlerini iyi yapmadıkları için müşterilerini tutamadılar ve kapamak zorunda kaldılar.
şeklinde anlatıyor. Her türlü bilgisayar ve laptopa teknik servis hizmeti veren ve ikinci el bilgisayar - laptop alım-satımı yapan İnci Bilgisayar'ın ortaklarından Yusuf Yıldırım ile Yazıcıoğlu ve perakende bilgisayar pazarına ilişkin bir röportaj gerçekleştirdik.

turk.internet.com : Neden Yazıcıoğlu diye bir han var? Burası nasıl oluşmuş?

Yusuf Yıldırım : Bilgisayarların ve parçalarının ilk satılmaya başlandığı yıllarda bir takım pasajlarda pazar oluşmuş. Nasıl Doğubank’ta beyaz eşya işi yapılıyorsa, bu handa da bilgisayar pazarı oluşmuş. Aslında Yazıcıoğlu bir otel binası olarak inşa edilmiş. Sonraları, muhasebeciler, kuaför, lokantacılar, müşavirler, elektrikçiler filan varmış. Sonra elektronikçiler yenilikleri takip etmeye başlamışlar. Bilgisayar toplamaya başlamışlar. Talep de oluşmuş. Dolayısıyla burada bir Pazar oluşmuş.

turk.internet.com : Yazıcıoğlu İşhanında ne tür işler yapılıyor?

Yusuf Yıldırım : Teknomarketlerin artması ve internetten satış yapan sanal marketlerin çoğalması nedeniyle, Yazıcıoğlu bugün, ikinci el ve teknik servis ağırlıklı çalışıyor. Yeni bilgisayar satışı yavaşladı. Aslında eskiden bilgisayar toplama ve satışı da yapılırdı. Mesela Gold Bilgisayar buradaki bir dükkandan doğmuş 25 yıllık bir firmadır.

Ama burada batan firma da çoktur. Yazıcıoğlunda esnaf mantığı ile çalışan yokoluyor. Şirket mantığına geçenler tutunuyor. Önceden ufak bir sermaye ile açmak ve yürümek mümkündü. Bugün artık değil. Bugün kredi kartı ile alışveriş yapılıyor. Teknomarketler daha düşük masraflı POS alabiliyor. Üstelik vade de yapabiliyorlar.

Tüketici de bilinçlendi. Dürüst çalışmayan hayatta kalamıyor.

Bizden önce bir dönem burada korsan CD oyun – müzik – flim ya da yazılım satılmış. Ancak, telif hakları yasası çıktıktan sonra Yazıcıoğlu Han’da her hangi bir kanunsuz uygulama kalmadı. Şu anda böyle bir şey bulamazsınız. En son yaşanan vaka, bir rivayete göre 4 yıl kadar önce, hanın önünden geçmekte olan kaymakam porno CD satıldığını görmüş. O kaymakam beyin talimatıyla polis buraları temizledi. Şimdi de sıkı tutuluyor.

Genelde burada iş yapan esnaf, alaylı takımıdır. Çoğu lise mezunu ve usta-çırak ilişkisiyle meslek edinmiş kişilerden oluşuyor. Handa, kartuş dolumu yapan, yazıcı tamir eden yerlere de rastlayabilirsiniz. Eğer ekonominin seyri bu şekilde devam eder ve sermaye öne çıkarsa, profesyonel yapıya kayma olursa, ufak esnafın çoğu piyasadan silinir.

Bu röportajın devamına burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu röportaj turk.internet sitesinden alınmıştır.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More