Yeni eklenen yazıların mailinize gelmesi için mail adresinizi yazmanız yeterli

SİNEMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİNEMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2009

Super size me

Amerikalıların en büyük sorunu olan obezite konusunu incelemek isteyen Morgan Spurlock, kendisini denek olarak kullanarak ülkeyi dolaşarak "fast food" yemeye başlar.
Spurlock, fast food'un insanlar üzerindeki etkisini görebilmek için, günde 3 öğün sadece ve sadece McDonal's'larda beslenmeye başlar.
Yiyebileceği ve içebileceği şeyler sadece McDonald's menüsündekilerle sınırlıdır.
1 ay boyunca bu diyeti uygulayan Spurlock, kısa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak
etkilenmeye başlar.

Fast food yemeye başlamadan önce doktorların yaptığı testler sonucunda son derece sağlıklı olan Morgan,kendi sağlığını ve hayatını tehlikeye atma pahasına bu belgeseli çekmiş.
Belgeselin, adını , amerikadaki mcdonaldsların menülerindeki yer alan en büyük boy seçenek anlamına gelen super size koymuş.
Belgeselde sadece mcdonaldslarda değil amerikadaki okulların yemekhanelerinin bir çoğunda da öğrencilere fast food yiyecekler verildiğini görüyoruz.
Sağlıksız olduğı herkes tarafından bilinen bu tip yiyecekler amerikadaki yemek şirketlerinin lobi çalışmalarıyla yaptıkları baskı sonucunda hükümet tarafından destekleniyor.
Fast food zincirleri,öncelikle çocukları hedef alarak hem menülerde çeşitli oyuncaklar vererek hem de restoranların bahçelerinde yer alan oyun alanlarıyla çocukları cezbediyor.
Böylece yetişkin müşteriler kendileri istemese bile çocuklarının isteğiyle fast food restoranlarına gitmek zorunda kalıyor.

Mc donalds müşterilerinin %20 si haftada bir kez gelen ağır müşteriler %70 isiyse haftada birkaç gelen çok ağır müşterilerden oluşmaktaymış.
Bunun nedeni ise Mc donalds'ın ürünlerinde bağımlılık yapıcı maddeler kullanması.
Bu da besinlerin gıda değerlerinin azalmasına neden oluyor.Böyle olunca da ne kadar çok yerseniz yiyin daha fazlasını yemek istiyorsunuz.

Mcdonalds sistemi, iş modeli olarak gerçekten çok iyi işleyen bir model.
Mcdonaldlaşmanın boyutlarını daha önceki yazımda ele almıştım.
Konuya ilgili olarak George Ritzer'in yazmış olduğu Toplumun Mcdonaldlaştırılması kitabını mutlaka okumanızı öneririm.
Mcdonalds sisteminin sadece beslenme alanında değil giyimden sağlığa kadar hayatımızın diğer alanlarını da nasıl etkisi altına gösteren çok güzel bir kitap.

Belgesele dönecek olursak,Morgan, 30 gün boyunca her gün sabah, öğle ve akşam yemeklerini mcdonalds'tan yiyor.Bu şekilde ilk günlerde hızlı bir kilo artışı yaşarken son haftada ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
Karaciğeri iflas etme noktasına geliyor.Doktorlar bu durumun daha önce sadece aşırı alkol tüketen insanlarda gördüklerini söyleyerek bunun mc diyetiyle nasıl olduğuna anlam veremiyorlar.
Ayrıca tüm vücut fonksiyonları kötüye gitmeye başlıyor ve doktorlar bu diyeti sürdürmesi durumunda ölmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar.

Belgeseli daha da fazla anlatmak istemiyorum size de birşeyler kalsın :)
Kısaca bu belgeseli izleyin ve izlettirin.

Belgesel hakkında detaylı bilgi için tıklayın


13 Eylül 2009

Sebastian's Voodoo

Fedakarlık üzerine bol ödüllü 4 dakikalık bir animasyon...


20 Ağustos 2009

Zeitgeist The Movie 2007

İnsanların büyük şirketler, kurumlar ve hükümetler tarafından nasıl kontrol altına alındığını, manipule edildiğini anlatan Zeitgeist: The Movie isimli belgesel, 3 bölümden oluşuyor.

İlk bölüm “The Greatest Story Ever Told”da, eski Pagan inanışlarından günümüze kadar din olgusunu ve insanlar üzerindeki etkisi ele alınıyor.
2. Bölüm olan “All the World's a Stage”, bazı kanıtlar eşliğinde 11 Eylül saldırılarının Irak ve Afganistan’daki saldırıları meşrulaştırmak için Amerikan hükümeti tarafından yapıldığını iddia eden teoriler üzerine gidiyor.
Son bölüm “Don't Mind the Men Behind the Curtain” ise belirli bankaların giderek zenginleştiğini ve dünya ekonomisinin önemli bir kısmını tekeline almasını anlatıyor.

Uzun zamandan beri izlemeyi düşündüğüm fakat bir türlü fırsat bulamadığım bu harika belgeseli en sonunda izleyebildim.
Belgeselin ilk bölümü dini ve tarihsel olaylar arasındaki bağlantıları detaylı bir şekilde açıkladığı için herkese hitap etmeyebilir.
İkinci bölümde ise 11 eylül olayının iç yüzü tüm detaylar üzerinde uzun uzun durularak irdeleniyor.Bu olayın arkasındaki çarpıcı gerekleri bilimsel açıdan görmek istiyorsanız izlemenizde yarar var.
Son bölümde geçmişteki olaylarla günümüzde yaşanan gelişmeler arasında bağlantı kuruluyor.
ABD ekonomisine yön veren federal merkez bankasının aslında bankadan öte bir yapılanma olduğu ve dünya üzerindeki savaşların ortaya çıkmasındaki rolü üzerinde duruluyor.

Belgeselin son bölümünden alınmış videoyu izlemek için tıklayın



4 Ağustos 2009

P2


Tür : Korku

Yönetmen : Franck Khalfoun,Alexandere Aja

Yapım : 2007, ABD

Oyuncular : Wes Bentley,Rachel Nichols




Noel gecesi Angela adındaki işkolik bayan geç saatlere kadar işyerinde kalmıştır.
İşini bitirdikten sonra eve gitmek için garaja inip arabasına biner.Ne yazık ki angela'nın arabası çalışmamaktadır.
Yardım istemek için şirketin otopark görevlisi thomas'a gider.İyi niyetli ve yardımsever
Thomas , Angela'ya yardım etmeye çalışır lakin Thomas'ın yardım anlayışı biraz farklıdır.

Arşivimdeki filmleri kontrol ederken tesadüfen bulduğum sürükleyici bir gerilim filmi.
Bu filmle ilgili daha önce hiç bilgim yoktu.Filmi kontrol etmek için birkaç dakikasını izledikten sonra tamamını izlemeye değeceğini düşündüm ve filmi beğendim.

Filmi izledikten sonra işkolik olmanın zararlı birşey olduğuna karar verdim.Ayrıca güvenlik görevlisi gibi yalnız başına uzun süre çalışma gerektiren mesleklerin de insan psikolojisine negatif etkileri üzerine düşündüm.Ayrıca bir karıncayı bile incitmekten uzak duran birinin bile zor koşullara maruz kaldığında kendisine acı çektirenlerden daha zalim olabileceğinin de görmüş oldum.

P2

31 Temmuz 2009

Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street


Tür: Dram,Gerilim,Müzikal,Suç

Yönetmen: Tim Burton

Oyuncular : Johnny Depp,Helena Bonham Carter,Alan Rickman,Sacho Baron Cohen,Timothy Spall

Yapım: 2007, ABD ,116 dk.



Tim Burton'un yönetmenliğini yaptığı ,başrollerinde yönetmenin favori oyuncuları Johnny Depp ve Helena Bonham Karter'ın oynadığı bir müzikal tadında bir gerilim filmi.
Film baştan sona sürükleyici bir şekilde ilerliyor.Filmin büyük çoğunluğu müzikal şeklinde kafiyeli konuşmalarla geçiyor.

Bir berber ile turta satıcısının çıkarları uğruna birlikte çalışması gerçekten ilginç bir konsept oluşturuyor.
Gurbetteki berberimiz Mr.Todd 15 yıl aradan sonra evine dönmeyi başarabilmiştir fakat döndüğünde karşılaştığı durum pek iç açıcı değildir.
Kendisine eşinin zehir içtiği, çocuğunun ise evlatlık verildiği söylenmiştir.Gurbette usturalarını bileyen berberimiz onu bu hale koyanlardan intikam almanın peşine düşer.

Bu ara Tim Burton filmlerini izliyorum.Tim Burton'ın filmlerinin kendine özgü bir tadı var.Eğlence ve dram öğelerini büyük bir ustalıkla harmanlıyor.
Tim Burton'un yönetmenliğini yaptığı tüm filmleri buradan görebilirsiniz.

Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi

30 Temmuz 2009

Corpse Bride


Tür : Müzikal/Fantastik /Animasyon

Gösterim Tarihi : 18 kasım 2005

Yönetmen : Tim Burton

Yapım : 2005, İngiltere, 76dk





Seslendirenler :
Emily Watson (Victoria) , Helena Bonham Carter (Ceset Gelin) , Johnny Depp (Victor) , Albert Finney , Richard E. Grant , Christopher Lee , Joanna Lumley

19. yüzyılın sıkıcı Viktorya çağında, Avrupa... Victor adlı genç bir adam, yanlışlık eseri, bir iskeletin parmağındaki yüzüğü takıp sonra da şakayı biraz fazla ileri götürünce, bir cesetle evlenmiş olur.

Victor yeraltındaki hayatı keşfettiğinde buranın, kendi kasvetli yaşamına göre ne kadar renkli ve eğlenceli olduğunu görür. Oysa yukarıda, onu gerçek karısı, Victoria beklemektedir. Genç adam, zor bir karara doğru adım adım yaklaşırken, hem hayat hem de kendisi hakkında bir kaç şey öğrenmek zorunda kalacaktır.

Tim Burton'dan masal tadında müthiş bir film.Baştan sona sürükleyici,mizah ve dram öğelerini aynı potada ustalıkla eritmeyi başarmış enfes bir animasyon.Film bittiğinde keşke biraz daha uzun olsaydı diyorsunuz.Bugüne kadar izlemediyseniz ilk fırsatta izlemenizi şiddetle öneriyorum.



Ölü Gelin

24 Temmuz 2009

Bee Movie



Tür : Animasyon / Komedi
Gösterim Tarihi :
14 Aralık 2007
Yönetmen : Steve Hickner Simon J. Smith
Senaryo :
Jerry Seinfeld , Spike Feresten
Yapım : 2007, ABD , 90 dk.

Seslendirenler : Jerry Seinfeld (Barry B. Benson(ses)) , Renée Zellweger (Vanessa Bloom(ses)) , Matthew Broderick (Adam Flayman(ses)) , Patrick Warburton (Ken(ses)) , John Goodman (Montgomery(ses)) , Chris Rock (Mooseblood) , Larry King (Arı Larry King) , Oprah Winfrey (Judge Bumbleton)
Arıların dünyasına derinlemesine bir bakış atmaya ne dersiniz?
Kahramanımız Barry üniversiteden mezun olduktan sonra diğer arılar gibi balyap şirketinde ömürboyu çalışmak istememektedir.
Marjinal bir arı olan Barry Kovanın dışındaki dünyayı çok merak etmektedir.
Birgün kovandan dışarı çıkmanın bir yolunu bulur ve hayatı değişmeye başlar.

Arı yasasının insanlarla konuşmama ilkesini çiğneyen barney, çiçekçi arkadaşının yardımıyla dünyayı keşfettikçe arıların onca emekle ürettikleri balın insanlar tarafından sömürülmesine şahit olur ve bu durumu engellemek için büyük bir hukuk mücadelesine girişir.

Filmdeki espiriler gerçekten çok kaliteli.
Ayrıca filmdeki her ayrıntı çok ince düşünülerek tasarlanmış o yüzden bu filmi izlerken çocuklar kadar büyüklerin de büyük bir keyif alacağını düşünüyorum.

Filmin başında arıların kanatlarının gövdelerini taşıyamayacak kadar küçük olmasına rağmen uçabilmelerinin bilinen tüm havacılık kurallarına göre mümkün olmadığı belirtiliyor.
Arıların herşeye rağmen uçabilmelerini, insanların imkansız dedikleri şeyleri takmamalarına bağlıyor.
Bugüne kadar izlediğim animasyonlar içinde A bug's life filminden sonra Bee movie filmini de gerçekten çok başarılı buldum.
Animasyon severlere hatta sevmeyenlere bile başlangıç olarak bu filmi öneriyorum.

Arı Filmi

1 Temmuz 2009

Film tavsiyelerim

Zaman zaman arkadaşlarım hangi filmleri beğendiğimi soruyorlar.
Ben de izlediğim onlarca film arasından gerçekten insanı etkileyen,eğlendiren yada ilginç bir konusu olan filmleri listede topladım.
Bu filmleri seçerken farklı kategorilerden ve ülkelerden filmleri yazmaya özen gösterdim.
İleride yeni filmler izledikçe listeyi güncelleştireceğim.

IMDB listesi için tıklayın

26 Haziran 2009

Shoot 'Em Up

Tür : Gerilim / Macera / Aksiyon

Gösterim Tarihi :
12 Ekim 2007

Yönetmen : Michael Davis

Senaryo :
Michael Davis

Görüntü Yönetmeni :
Peter Pau

Yapım : 2007, ABD



Oyuncular

Clive Owen (Smith) , Paul Giamatti (Hertz) , Monica Bellucci (Donna Quintano) , Stephen McHattie (Hammerson) , Greg Bryk (Lone Man) , Daniel Pilon (Senatör Rutledge)
Filmin Konusu
Smith, şiddet ve gerilimle yoğrulmuş sert mizaçlı bir adamdır.
Fakat bir gün bu yapısına tamamen ters bir canlıyı korumanın sorumluluğunu üzerine almak zorunda kalır.
Yeni doğmuş bir bebeği...
Ateşli bir çatışmanın ortasında doğmasına yardım etmek zorunda kaldığı bebeğin etrafı, hayata gelir gelmez bir dolu düşmanla çevrilir.
Neden olduğu belli olmayan bir güç, bebeğin ölmesi için herşeyini seferber etmiştir.
Hertz denen tehlikeli bir adamın liderliğindeki tetikçiler grubu, herşeyi göze almış bir şekilde bebeği öldürmek için üstlerine saldırmaktadır.
Smith, DQ adındaki bir hayat kadını ile bebeği korumaya çalışırken bir yandan bu işin arkasındaki gizemi ortaya çıkarmaya çalışacaktır.
Geçenlerde nette filmden alınmış bir sahneyi izlemiştim ve daha sonra bu filmi izlemeye karar verdim.
Film adından da anlaşılacağı üzere içerdiği bolca aksiyon sahnesinin yanında mizah açısından da sağlam bir yapıya sahip.

Transporter filmine benzer tarzda olan bu film içerdiği mizah öğeleri ve yüksek temposunun hiç düşmemesiyle benzeri filmlerden ayrılıyor.
Film içerdiği mizah öğeleri nedeniyle öldürürken düşündüren ve aynı zamanda da güldüren non stop bir aksiyon filmi.

Kahramanımız smith film boyunca elinden havucu düşürmüyor.
Eğer havucun sadece gözlere yararlı bir besin olduğunu düşünüyorsanız bu filmden sonra havucun yemek dışında muhtelif kullanım alanlarını da öğrenmiş olacaksınız.
Filmin hiç düşmeyen temposu nedeniyle çoğunlukla filmin konusu karambole gidiyor ve bir süre sonra bu film için senaryo yazılmış olmasının filmdeki sahnelerin kullanılabilmesi için yapılmış bir kurgu olduğuna karar veriyorsunuz.

Matrix filminde ve max payne oyunlarında rastladığımız havada uçarken silahla akrobatik hareketler sergileme tarzını bu filmde sıklıkla göreceksiniz.
Değinmek istediğim diğer bir nokta kahramanımızın mc gyver misali icatlar geliştirerek düşmanlarını öldürmesi.
Bu konuda ciddi bir emek sarf edildiği kesin.

Sonuç olarak film sanatsal açıdan pek birşey sunmasa da içerdiği matrak espiriler ve kesintisiz aksiyonla bu türü sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken orjinal bir film.

Hepsini Vur

11 Haziran 2009

Devrim Arabaları


Tür : Dram / Tarihi
Gösterim Tarihi :
1 Mayıs 2009
Yönetmen : Tolga Örnek
Senaryo :
Murat Dişli , Tolga Örnek
Müzik : Demir Demirkan
Yapım : 2008, Türkiye



Oyuncular
Taner Birsel , Halit Ergenç , Vahide Gördüm , Selçuk Yöntem , Uğur Polat , Serhat Tutumluer , Ali Düşenkalkar , Onur Ünsal

1961 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiğini açıklar. Hemen işe girişen 23 mühendisin önünde bu otomobili yapmak için Cumhuriyet Bayramı' na kadar yalnızca 130 gün vardır.
Devrim” adı verilecek olan bu arabayı üretmek için 23 mühendis, kariyerlerini ve aile hayatlarını riske atarak zamanla, yoklukla, politikayla, karşılarına çıkan sayısız engelle baş etmek zorunda kalırlar.
Benzini bitti diye yolda kalan araba” etiketiyle unutulan “Devrim”in hikayesinin bilinen ve bilinmeyenlerinin anlatılacağı “Devrim Arabaları” filminin senaryosunu, Murat Dişli ve Tolga Örnek 2 yıllık bir araştırma sonucunda oluşturmuşlar.

Filmin konusunu kısaca verdikten sonra filmle ilgili yorumlarıma geçeyim.
Film 2 saat sürmesine ve filmin büyük çoğunluğunun da atölyede geçmesine rağmen akıcı bir şekilde ilerliyor.

Türklerin isterse 4 ay gibi kısa bir sürede sıfırdan bir otomobil bile yapabileceklerini anlatan bu film insanı neden halen kendi otomobilimizi üretemediğimiz konusunda düşünmeye de zorluyor.

Benzini bitti diye yolda kalan bir arabanın ,üzerinde bu kadar çalışılmış olmasına karşın yargısız infaz yapılarak başarısız olarak topluma açıklanması pek inandırıcı gelmiyor.
En başından beri Türklerin araba yapmasına karşı çıkan,bunun kaynak israfından öteye gidemeyeceğini savunan zihniyet sonunda haklı çıkmış görünüyor.Dünya üzerinde ilk denemesinde başarıya ulaşmış kaç proje vardır ?
Edison'ın bile ampulu bulmak için 1000'den fazla deneme yaptığı söylenir.Buradaki asıl olay filmde de söylendiği gibi adı devrim olan bir aracın sokaklarda dolaşmasına izin verilmeyeceğidir.

Filmde vurgulanan diğer bir görüş ise Türkiye'de hiçbir başarının cezasız kalmayacağıdır.Bu görüş sanırım ülkemizdeki beyin göçünün nedenini de açıklıyor.
Ülkenin kalkınması bir grubun çıkarlarını olumsuz etkilediğinden mevcut sistem ne kadar verimsiz olsa da
değişime var gücüyle direnilmesi bu durumu açıklıyor .

Türk sinemasının yükselişe geçtiği bu dönemde saçma sapan komedi filmlerini izlemektense Türkiye'nin ilk yerli otomobili devrim'in hikayesini anlatan belgesel tadındaki bu filmi mutlaka izleyin derim.



31 Mayıs 2009

Unutulmayan replikler

Doğru ya da yanlış diye birşey yok, sadece popüler fikirler var...
Jeffrey Goines "Twelve Monkeys - 12 Maymun"

Beni olduğum gibi kabul et. Ancak o zaman birbirimizi keşfedebiliriz...
Guido "8 1/2"

Bizim neslimiz Büyük Depresyon'u ya da Büyük Savaş'ı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız...
Tyler Durden "Fight Club - Dövüs Klubü"

Şeytanla dans edersen şeytan değismez; seni
değistirir...
Max California "8 mm."

"Ölüler tek bir şeyi bilirler: Hayatta olmak daha iyidir."
Er Joker "Full Metal Jacket"

Frenleri kullanma; arabalar gitmek için yapılmıştır, durmak için degil!
Michel Poiccard "A Bout de Souffle-Serseri Asiklar"

Yanında duruncaya kadar, hedefimden ne kadar uzakta durduğumdan emin olamamıştım... Vincent "Gattaca"

Bilinç, korkunç bir lanettir. Düşünürsün, hissedersin, acı çekersin...
Craig Schwartz "Being John Malkovich
- John Malkovich Olmak"

Hayatta yaptıklarımız, sonsuzlukta yankılanır...
Maximus "Gladiator - Gladyatör"

Konu duygular oldugunda, büyük kahramanlar bile
aptalca davranabilirler...
Sir Te "Crouching Tiger Hidden Dragon - Kaplan ve Ejderha"

O mükemmel değil. Sen de mükemmel degilsin. Asıl soru birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız...
Sean "Good Will Hunting - Can Dostum"

Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.
John Keating "Dead Poets Society -
Ölü Ozanlar Dernegi"


Bir topluluğu kontrol etmek, bireyi kontrol etmekten kolaydir. Bir topluluğun ortak bir amacı vardır. Bireyin amaci ise her zaman için şaibelidir.
Dr. Murnau "Kafka"

"Şeytan yalancıdır. Bizim aklımızı karıştırmak için yalan söyler; bize saldırmak içinse yalanları
gerçekle karıştırır. Saldırısı psikolojiktir ama
güçlüdür. O yüzden onu asla, ama asla dinleme..."
Peder Merrin "The Exorcist - Seytan"

Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim...
Lambeau "Good Will Hunting - Can Dostum"

Hiçbir düş sadece bir düş değildir...
Dr. Bill Harford "Eyes Wide Shut - Gözü Tamamen Kapali"

Biriyle tanıştığınızda ilk farklılıklarınızı önce görürsünüz ama zaman geçtikçe benzerlikleri farketmeye baslarsiniz. Sanırım tüm dostluklar böyle başlar.
Brian Kessler "Kalifornia"

Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema
tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak
büyüdük, ama olmayacağız. Şimdi bunu anlamaya
başlıyoruz...
Tyler Durden "Fight Club - Dövüş Kulübü"

"Öldürmek, sigara içmeye benzemez. Onu bırakamazsın."
Catherine Tramell "Basic Instinct -Temel içgüdü"

"İtalya'da 30 yıl boyunca Borjiyalar vardı. Yani savaş kıyım, cinayet... Ama Michelangelo, Leonardo ve Rönesans aynı dönemde var oldular. Oysa İsviçre'de kardeşlik, 500 yıllık demokrasi ve barış vardı. Ama ne yaratabildiler? Sadece guguklu saat!...
"Harry Lime "Üçüncü Adam"

George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar. Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz. George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun. Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu. George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.
George-Billy "Easy Rider"

Neden aşkın başladığı anı bilemeyiz de bittiği zamanı mutlaka biliriz?
Harris K. Telemacher "L.A. Story"

İnsan kalbinin içinde mantık arayan avanaktır.
Ulyssess Everett McGill "O Brother Where Art Thou
-Nerdesin Be Birader"

"Karım beni içki içtiğim için mi terketti yoksa karim beni terkettiği için mi içmeye basladım
hatırlamıyorum..."
Ben Sanderson "Leaving Las Vegas -
Elveda Las Vegas"
"Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu
yazar."
Calvero "Limelight"

Bu hayatta önemli olan ne umduğunuz ya da ne
hakettiğiniz değil - önemli olan ne aldığınız...
Frank T. J. Mackey "Magnolia - Manolya"

Bu açiklanamaz, ama hissedersin. Hayatın boyunca
dünyayla ilgili bazi şeylerin yanlış olduğunu
hissetmişsindir. Ne olduğunu bilmezsin, ama o ordadır; beynine saplanmis bir kıymık parçası gibi... Seni deli eder...
Morpheus "The Matrix"

Gözlerinizi kapattığınız zaman dünya yok olmuyor öyle degil mi?
Leonard Shelby "Memento - Akıl Defteri"

Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var...

Leonard Shelby "Memento - Akıl Defteri"
Bir tarladaki mor renkli çiçeklerin yanından geçip de onlari farketmemek Tanrı'yi sinirlendirir. Shug "The Color Purple - Mor Yillar"

Keaton bir keresinde "Tanrı'ya inanmam ama ondan
korkarım" demişti. Ben Tanrı'ya inaniyorum ve beni
korkutan tek sey Kayser Soze...
Verbal Kint "The Usual Suspects - Olagan Süpheliler"

Her zaman, gerçek bir "hiçkimse" olmaktansa, sahte bile olsa "biri" olmanın daha iyi olacağını
düşünmüşümdür...
Tom Ripley "The Talented Mr. Ripley
- Yetenekli Bay Ripley"


En heybetli düsünceler bile çok sık duyulduğunda
gülünç olurlar.
Pablo Neruda "Il Postino - Postaci"

23 yaşına geldiğinde olman gereken tek şey kendindir.
Troy "Reality Bites"

"Kibir, benim en gözde günahımdır.
John Milton "Şeytanın Avukatı"

Eğer yanıtlarım seni korkutuyorsa, o zaman korkutucu sorular sormaktan vazgeçmelisin...
Jules Winnfield "Pulp Fiction - Ucuz Roman"

Tanrı'yla konuşmak mı istiyorsun? O zaman beraber gidip onu görelim, yapacak daha iyi bir işim yok...
Indiana Jones "Raiders Of The Lost Ark - Kutsal Hazine Avcıları"

Üzerinde durduğunuz kaya yuvarlanmaya başlarsa
atlayın. Yoksa siz de onunla birlikte yuvarlanıp
ezilirsiniz. Sadece aptallar kayanın üzerinde durmaya çalışırlar...
Kyoami "Ran"

Ernest Hemingway, "Dünya güzel bir yer ve de uğruna savaşmaya değer" demiş. Ben cümlenin ikinci yarısına katılıyorum.
William Sommerset "Seven - Yedi"

Belki bu dünyada kimse için huzur diye birşey yoktur. Ama biliyorum ki, yaşadığımız sürece kendimize dürüst davranmamız gerekiyor.
Spartacus "Spartacus"

Korku, karanlık tarafa giden yoldur. Korku öfkeye; öfke nefrete; nefret ise acıya yol açar...
Yoda "Star Wars: Bölüm 1"

Bize sunulan dünyanın gerçeğini kabulleniriz.
Christof "The Truman Show"

Doğru ya da yanlış diye birşey yok, sadece popüler fikirler var...
Jeffrey Goines "Twelve Monkeys - 12 Maymun"

Bugüne dair iyi bir plan, yarına dair mükemmel bir plandan iyidir...
Conrad "Connie" Brean "Wag The Dog - Başkanın Adamları"

"Bir soru için 64 bin dolar mı? Umarım sana hayatın anlamını soruyorlardır..."
Mark Van Doren "Quiz Show"

"Her sokak köşesinde, her evde, ölümcül bir günah görüyoruz ve hoş görüyoruz. Hoş görüyoruz çünkü sıradan, çünkü olağan. Sabah, öğle ve akşam hos görüyoruz. Hayır, artık olmaz. Ben örnek oluyorum ve yaptiğim şey şaşırtacak, incelenecek ve izlenecek... Sonsuza dek..."
John Doe (Seven - Yedi)

Tüm umudunuzu kaybetmek özgürlüktür...
Anlatıcı "Fight Club - Dövüs Klubü"

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More