Yeni eklenen yazıların mailinize gelmesi için mail adresinizi yazmanız yeterli

oğuz saygın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oğuz saygın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2011

Karakteriniz hangi renk ?

Her sorunun altında 4 şık yer almaktadır. Size en uygun olan şıkka 2 puan daha sonra uygun olan şıkka 1 puan vererek testi çözebilirsiniz.                      

1) Aşağıdaki cümlelerden hangisi sizi daha iyi anlatır?


     A. Güçlü, kararlı, girişken ve doğuştan liderim. Düşer kalkar yoluma devam ederim.
     B.  Hayata anlamlı renkler katar, eğlenceyi severim. Ömür boyu herkesin mutlu ve neşeli olmasını dilerim.
     C.  Her anımı huzurlu ve sakin geçirmek isterim. Kavga gürültüyü sevmem, işlerimde en kolay yolu seçerim.
     D.  Herşeyin mükemmel, düzgün, kusursuz olmasını isterim. İlişkilerimde saygılı ve mesafeli olmayı severim.

          
2) Genellikle hangi tonda ve nasıl konuşursunuz?

      A. Hızlı ve sonuca yönelik.
      B. Çok hızlı, heyecanlı ve eğlenceli.
      C. Daha yavaş ve sakin.
      D. Normal ve söyleyeceklerimi aklımda tartarak.


3) Çalışma tarzınızı sağlayan en önemli unsur hangisidir?

       A. Sonuçları düşünmek.
       B. Onaylanmak, taktir edilmek.
       C. Gruptaki arkadaşların desteği.
       D. Faaliyet, düzen ve disiplin.


4) Çalışma tarzınız hangisine uygundur?

       A. Yoğun ve hızlıyımdır. Aynı anda birkaç işi birden yapabilirim.
       B. Özgür bir ortamda çalışırım. İnsan ilişkileri odaklıyım.
       C. Ön planda olmayan ama gruba her türlü desteği veren bir yapım var.
       D. Ayrıntıları önemserim ve tek bir konuya odaklanarak çalışırım.


5) Çalışma temponuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

       A. Hızlı bir tempoda çalışır, çabuk karar almayı severim.
       B. İşlerin rutin ve sıkıcı olmadığı ortamlarda yüksek motivasyonla çalışırım.
       C. Nadiren aceleciyimdir. Geçte olsa üstlendiğim işi bitiririm.
       D. Ayrıntılı düşünerek karar veririm. İş bitirici bir tempoyla çalışırım.


6) Hangisi sizi daha çok rahatsız eder?

       A. Zaman israfı.
       B. Tekrar gerektiren işler ve monotonluk.
       C. Çatışma ortamı ve anlaşmazlıklar.
       D. Yanılmak ve yapılan hatanın tekrarlanması.


7) Bulunduğunuz gruplarda hangi konumda başarılı olursunuz?

      A. Olaylara yön veren otoriteyi kullanan.
      B. İnsanları motive eden, neşelendiren.
      C. Uzlaştırıcı ve grup içinde uyumu sağlayan.
      D. Bilgi sağlayıcı, araştırıcı ve olayları takip eden.
     

8) Hangisi sizi daha çok sitrese sokar?

      A. Olaylar üzerindeki güç ve kontrolümün azlığını hissetmem.
      B. Sıkıcı,rutin işler yapılan ortamda bulunmak.
      C. Beni aşacağını düşündüğüm sorunlar üstlenmek.
      D. Düzensiz ortamlar eksik yapılan işler.


9) Öğrenci olsanız ve öğretmeniniz sınav kağıdınızı ikinci defa incelediğinde puanınızı artırtığını söylese nasıl bir tepki verirsiniz?

      A. Bunu zaten hak ettiğimi düşünürüm.
      B. Çok sevinirim, sevincimi belli ederim.
      C. Hocama teşekkür eder saygı duyarım.
      D. Hocamın nerede hata yaptığını merak eder kağıdımı görmek isterim.


10) Saatler sürecek bir iş toplantısına katılmanız gerektiğinde aşağıdakilerden hangisini benimsersiniz?

      A. Konunun ana hatlarının konuşulması için sonucun belli olmasından hemen sonra çıkmayı tercih ederim.
      B. Toplantı eğlenceli şekilde devam ettiğinde sonuna kadar kalmayı, sıkıcı olmaya başladığında erken çıkmayı tercih ederim.
      C. Toplantının huzur içinde geçmesi ve güzel kararlar çıkması için üstüme düşeni yaparım.
      D. Toplantıya vaktinden önce gelir, bütün detayları not eder ve bir değerlendirme yapmak için geç çıkarım.


11) Kendinizde gördüğünüz en zayıf yönünüz hangisidir?

       A. İnsanlar işleri istediğim gibi yapmadığında, seri olmadıklarına sinirlenmek.
       B. Düzensiz, dağınık, programsız olmak.
       C. Kimseye hayır diyememek, başkalarının işine koşarken kendi işimi aksatmak.
       D. Herşeyin kusursuz ve mükemmel olmasını istemek.


12) Kendinizde gördüğünüz en güçlü yönünüz hangisi?

        A. Kısa sürede karar alan ve harekete geçen yapım.
        B. Girdiğim ortamlara neşe ve heyecan katan tarafım.
        C. Her türlü ortama uyum sağlamam ve çatışmaları önleme gayretim.
        D. Herşeyi planlı,programlı ve düzenli yapma huyum.


13) Aşağıdaki ifadelerden hangisi sizi daha iyi tanımlar?

        A. Güçlü, kararlı, otoriter, yönlendirici.
        B. Popüler, neşeli, sevimli ve muzip.
        C. Barışçıl, sevecen, uyumlu ve sakin.
        D. Tertipli, düzenli, disiplinli, planlı.


14) Çalışma masanızda nelere dikkat edersiniz?

        A. Öncelik verdiğim şeyleri yapacak şekilde düzenlenmiş sade bir masayı tercih ederim.
        B. İnsanlara karma karışık gelen ama benim aradığım herşeyi bulduğum masa.
        C. Önce masamın üzerine gerekli her türlü araç gereci koyarım.sık sık kalkarak enerjimi harcamak istemem.
        D. İyi bir iş çıkarmam için masam son derece derli, toplu ve düzenli olmalıdır.


15) Ertesi gün çözülmesi gereken bir problem varsa o akşamki ruh haliniz nasıl olur?
        A. Çok büyük tedirdinlik duymam, çünkü ertesi gün o işi olması gerektiği gibi yapacağımdan eminimdir.
        B. Çok tedirginlik duymam, çünkü nasıl olsa işler bir şekilde hallolacaktır.
        C. Sorumluluğun üstümde olmasından dolayı tedirginlik duyarım.
        D. Tedirginlik duyarım ve gecenin büyük bir bölümünde problemin nasıl çözüleceğiyle ilgili planlar yaparım.





DEĞERLENDİRME

Aldığınız puanların toplamını şıklara göre not edin.

    A. Şıkkındaki puanınız ağırlıktaysa: Güçlü kararlı yapıya sahip KIRMIZI karaktere sahip bir kişisiniz. Kırmızılar kimseden yardım istemeyi sevmezler. Kendilerini daima ''haklı'' görme eğilimi vardır. Eleştirilmekten hoşlanmazlar ve hiç bir sözün altında kalmazlar. Kararlı iş bitiricidirler. Ani kararlarıyla insanları şaşırtabilirler. Adeta lider doğmuşlardır, aksi bir tarzı benimsemek istemezler. İyi organize ederler.

    B. Şıkkındaki puanlarınız çoksa: Popüler, neşeli SARI karakteri ağır basan bir kişisiniz. Sarılar girişkendir. Ayrıntılar üzerinde düşünmezler. Çalışma alanları dağınıktır. Hayata ''beni farket'' mesajı verirler. Onları toparlayacak birine ihtiyaç duyarlar. Konuşmayı çok severler. Mutluluk ve enerji yayarlar. Hüzünlü ortamları sevmezler. Unutkanlıkları çoktur. Dikkatsizdirler. Diğerlerine göre insanlara daha çabuk inanırlar. Hazır cevaptırlar.  Çocuk ruhludurlar.İnsanlara çabuk kaynaşıp arkadaş olurlar. İşleri kolay yoldan halledecek parlak fikirleri vardır.

     C. Şıkkı puanınız çoksa: Barışçıl, sevecen YEŞİL karakterli bir kişisiniz. Yeşiller çok rahattır. Kendileriyle barışıktırlar. Çatışmadan çok çekinirler.Parolaları ''evde barış, iş yerinde barış ve cihanda barış.'' Biran evvel işlerini bitirip dinlenmek isterler. Fıtri arabulucudurlar. Fazla enerji harcamayı sevmezler.

     D. Şıkkındaki puanlarınız çoksa: Tertipli düzenli yapıya sahip MAVİ karakterli kişisiniz. Maviler mükemmelliyetçidir. Daima tetbirlidirler. Her zaman kurallardan yana olurlar. Derli toplu ve düzenlidirler. Olayların olumsuz yönünü görüp kaygılanırlar. Detaycı insandırlar. Meraklıdırlar.
Araştırmaya yöneliklerdir. ''-meli,-malı'' gibi ekleri fazlasıyla kullanırlar. Ciddi ve ağır başlıdırlar. Yeteneklidirler.

Kaynak : Oğuz Saygın- İnsan İlişkilerinde 4X4 lük İletişim 

22 Aralık 2010

Düşünce Harekete Geç

         Ne olursan ol yine gel,
             Dünya'yı kucaklayan düşünce.
             Ölüme kim düğün gecesi der?
             Bedeni yatağa düşünce.

             Göle maya çalmak,
             Gülümseten düşünce.
             İnsan kendi gibi birini arar,
             Damdan düşünce.

             Bana seni gerek seni,
             Sevgiliye götüren düşünce.
             Odunları bile dümdüz kestirir,
             Aşk ateşi içine düşünce.

              Bazılarına gol yiyince gelir,
              Tetikleyen düşünce.
              Milli takım aslan kesilir,
              Yenik duruma düşünce.

              "Öfke bize uysallık sana"
               Devlet kurduran düşünce.
               Düşünen insanlara danış,
               Zor duruma düşünce.
              
               Gemileri karada yüzdürür,
               Parlak düşünce.
               Bunu Bizanslılar'da anladı,
               İstanbul düşünce.

               215 okkalık mermiyi kaldırmak,
               Akıl almaz düşünce.
               Türk insanı bunu da yapar,
                İş başa düşünce.

              "Size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum"
               Ateşleyen düşünce.
               Allah için savaşanlar ölmez,
               Şehit düşünce.

                Ya İstiklal ya ölüm,
                İstiklal Marşı'nı yazdıran düşünce.
                Bu millet destanlar yazar,
                Ayağa kalkar düşünce.

Kaynak: Oğuz Saygın-Mevlana Işığında Düşünce Yönetimi

30 Haziran 2009

Negatif limanlardan pozitif sulara


Kişisel gelişim alanında kitaplar okumaya başladığımda ilk okuduğum kitap, Oğuz Saygın'ın yazmış olduğu Negatif limanlardan pozitif sulara kitabıydı.

Kitabın özellikle 'NLP'nin Varsayımları' bölümündeki ilkeler beni gerçekten etkilemişti.
Ülkemizde kişisel gelişime verilen önem yetersiz düzeyde olduğu gibi kişisel gelişimin işe yaramayan boş bir alan olduğunu düşünenlerin sayısı da bir hayli fazla.


Bence adı NLP olmuş kişisel gelişim olmuş bunlara çok fazla takılmadan önyargısız bir biçimde bu ilkeler üzerinde düşünmeli kendi yaşantımız üzerinden sağlamasını yapmalıyız.

Hayatımıza değer katan,ufkumuzu genişleten bilgileri başkalarının lafına bakarak kestirip atmamalı değerlendirmeye alarak karar vermeliyiz.
Ne de olsa herkes olayları kendi bakış açısıyla değerlendirip kendine göre yansıtmaktadır.

'NLP'nin Varsayımları'

İletişiminizin Anlamı Almış Olduğunuz Tepkilerdir

Dış iletişiminizin çok iyi olmasını istiyorsanız, önce iç iletişiminizi mükemmelleştirmeye çalışmalısınız. Örneğin sabah kalktığınızda kendinizi nasıl hissettiğiniz, akşama kadar sürecek davranışlarınızın bir habercisidir.

Büyük bir öfkeyle çalar saati kapayarak ve "yine Pazartesi sendromu başlıyor" diye güne başlarsanız Mörfi kanunları o gün sizin için işleyecek demektir. Ama sabah kalktığınızda kendinize "bugün benim için hangi fırsatlar var?" diye soruyorsanız, o gün sizin karşınıza
birçok fırsat çıkacaktır.

Her Davranışın Altında Pozitif Bir Amaç Yatar

Bir çok kişi ilk duydukları anda bu ilkeye hemen itiraz ediyorlar. Ben de ilk duyduğumda pek mantıklı bulmadım. "Ne yani, bir insan, bir insana hakaret ediyor veya vuruyorsa, bu davranışın altında hangi pozitif amaç var diyebilirsiniz?" Ancak burada anlatılmak istenen şey, bu davranıştaki pozitif amacın sübjektif olduğudur. Yani kişiler yaptıkları her şeyi pozitif bir amaç uğruna yaparlar. Zaten pozitif olduğuna inanmazsa yapmaz. NLP'nin bu kuralını öğrendikten sonra artık insanların her davranışının altındaki pozitif amacı aramaya başladım.

Bu kuralı isteyerek veya istemeyerek en çok uygulayan satıcılardır. Müşterinin yaptığı her davranışa ve her söze sabırla katlanırlar. Müşterinin bir velinimet olduğunu bilirler. Tüm insanların, satıcıların müşterilere olan bu tutumlarını iletişimde bulundukları herkese göstermeleri durumunda, o toplumdaki fertlerin birbiri ile ilişkileri çok mükemmel olur. Satıcılar nasıl müşterinin her davranışının altında pozitif bir amaç arıyorlarsa, biz de iletişimde bulunduğumuz kişilerin her davranışının altında pozitif bir amaç olduğunu düşünürsek, iletişimimiz herkesi imrendirecek kadar iyi olur.

Size birisi bir yumruk sıkarsa sizin bu kişiye yapacağınız iki şey vardır. Ya siz de yumruğunuzu sıkarsınız veya sıkılan o yumruğu açmaya çalışırsınız. Ben bu kuralı öğrendiğim günden itibaren hep sıkılan yumrukları açmaya çalıştım ve o günden beri yüzlerce yumruk açtım.

Açılan her yumruk, karşıma benimle işbirliği yapmak ve tokalaşmak isteyen bir el olarak çıktı.

İnsanlar, Algılayabildikleri Arasından En İyi Seçeneği Seçerler


Çeşitli olayları her insan farklı farklı algılama yeteneğine sahiptir. Algılama yeteneğimiz ne kadar güzelse seçimimizi o kadar kaliteli yapma şansımız vardır. Örneğin bir insan saatlerce TV seyreder ve bu onu hiç rahatsız etmez. Çünkü o anda onun algılayabildiği en güzel şey o TV'yi seyretmektir. Onun o halini gören hedeflerini belirlemiş ve 24 saatlik bir zamanda 25 saati arayan bir arkadaşı onun o kadar zamanı TV'nin karşısında nasıl geçirdiğini hayret ve endişeyle izler.

Birgün bir adam balık tutmaya karar verir ve oltasını denize fırlatır, oltaya büyük bir balık takılır. Ancak o kişi bu büyük balığı denize atar. Biraz sonra aynı hareketi tekrar yapar, sonunda küçük bir balık yakalar ve onu torbasına koyar. Yanındaki ona niçin büyük balıkları değil de küçük balığı tercih ettiğini sorduğunda şu ilginç cevabı verir:

- Tavam küçük olduğu için ancak küçük balıkları tercih ediyorum.


Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More