Yeni eklenen yazıların mailinize gelmesi için mail adresinizi yazmanız yeterli

16 Kasım 2010

Ofis Kuralları


 KIYAFET

Bundan böyle herkesin aldığı maaşa göre giyinmesi önemle rica olunur...

Ofise Prada ayakkabılar ve Gucci çantalarla geliyorsanız, maddi durumunuzun yeterince iyi olduğu görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Sıradan ve ucuz yerlerden giyiniyorsanız elinizdeki parayı yeterince iyi idare edebildiğiniz görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Bazen marka bazen sıradan yerlerden giyiniyorsanız, herhangi bir sorununuz olmadığı görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

HASTALIK DURUMLARI

Herhangi bir hastalığınız durumunda doktor raporu artık kanıt olarak kabul görmeyecektir.
Doktora kadar gidebilen, işine de gidebilir.

İZİN GÜNLERİ

Her Çalışanın senede 104 izin günü vardır. Bunlara Cumartesi ve Pazar denir.

WC KULLANIMI

İşgününün büyük kısmının tuvaletlerde harcandığı tespit edildiğinden, bundan böyle tuvalet kabinlerinde kalma süresi 3 dakikayla sınırlanmıştır.. 3 dakika bittiği anda alarm çalacak, tuvalet kağıdı otomatikman içeri toplanacak, kabin kapisi açılacak ve yukarıdan otomatik bir fotoğraf makinesi inerek resminizi çekecektir.

Bu durumun üstüste iki kez başınıza gelmesi durumunda resminiz şirketin kara listesinde yayınlanacak, resimde sırıttığı tespit edilenler yönetmeliğin
"akli dengesizlik durumu" maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

ÖĞLE TATİLLERİ

Zayıf personelin öğle tatili suresi 30 dakikadır.

Normal kilodaki personelin öğle tatili süresi, dengeli beslenip formlarını korumalarına yetecek şekilde 15 dakikadır.

Kilolu personelin öğle tatili süresi 5 dakikadir, bu da zaten bir kutu Diet Cola içmek için gayet yeterlidir.

İlginize çok teşekkür ederiz

Müdüriyet. 


Bu  güzel yazıdan haberdar olmamı sağlayan Şeyma'ya teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.

Parayla saadet olur mu ?


Fuat adındaki bu kardeşimizi hayatının aşkını bulmak için kullandığı sıra dışı yöntemden dolayı kutluyorum.
Adını ve numarasını paranın 6 farklı yerine simetrik bir şekilde yazması işini sağlama almayı seven garantici biri olduğunu gösteriyor :)

Bayramlık Resimler



Yarım kilo yeşil mercimek nelere kadirmiş de haberimiz yokmuş :)


15 Kasım 2010

Kurban Bayramı

Herkesin bayramını en içten dileklerimle kutlar, şeker tadında bir bayram geçirmenizi dilerim.

7 Kasım 2010

Panda USB Vaccine

Panda USB Vaccine, Panda Security Research ekibi tarafından hazırlanan ve Windows otomatik çalıştırma (autorun) özelliği yüzünden bilgisayarınıza autorun.inf virüsü gibi virüslerin bulaşmasını engelleyen ücretsiz bir yazılım.
Panda USB Vaccine, açıldığında size Computer Vaccination ve/veya USB Drive Vaccination şeklinde iki seçenek sunuyor. Bu aşılama (vaccination) işlemini bilgisayarınıza uygularsanız, bilgisayarınızın autorun özelliğini kapatmış oluyorsunuz.
Bir USB sürücüyü seçerek uygularsanız, sürücünün otomatik çalıştırılması engellenmiş oluyor. Program sadece FAT & FAT32 USB sürücülerini destekliyor.

6 Kasım 2010

Eşref Armağan

Eşref Armağan, çok özel bir Türk ressamdır. Eserleri hem Türkiye çapında, hem de yurt dısında çeşitli sergilerde yer almıştır.

Geçmişte İtalya'dan bir süre önce de Şangay Büyükşehir Belediye Başkan'dan davetler almıştır. Birçok kereler hem Türk televizyon kannallarında hem de CNN ve BBC gibi kanallarda adından söz edilmiş olmasına rağmen değerli sanatçı ve ressamlarının bulunduğu kitapta Eşref Armağan'ın adı geçmemektedir.

Eşref doğuştan görmez olan bir ressamdır. Hiç bir zaman gün batımını, baharda yeşeren, çiçek açan doğayı, renklerini göremedi. Tuttuğunu koparan, mücadeleci kişiliği ona, duygularını dile getirbilmek için ses, bir anlamda da görmek için göz kazandırmıştır.

Görmeden bu kadar mükemmel eserler ortaya çıkaran bır dehanın eserleri karşısında büyülenmemek elde değil. Eşref Armağan'ın biyografisi çok acıklı;

Bundan 52 yıl önce İstanbul'da, Fatih'nin çok mütevazı mahallelerinden birinde, dünyaya gelir. Eşref, ne çocukken ne de yetişkin çağda hiçbir öğrenim görmedi. Kendi kendine yazmayı öğrendi. Eşref, bütün gün babasının dükkanında baca boruları keserek babasına yardım ederdi, boş zamanını da resim çizerek geçirirdi. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine çizmeyi, 18 yaşında ise önce parmakları ile kağıt üzerine, sonra da kartona yağlı boya ile resim yapmaya başladı. Yağlı boyadan akrilik boyaya ve tuale geçti. Elleri artık onun gözleri olmuştu. Görmemesine rağmen çizdiklerinin bu denli gerçeği yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini sağladı.

Bütün dahilerde olduğu gibi Eşref'teki bu zeka da olağanüstü birşey. Ğitim görmemiş olması ona, kendisi gibi ihtiyacı olan, bir şeyler yapma arzusunda olan birçok kişiye bu işin sırrını ya da kendi kendine öğrenme metodlarını aktarabilme imkanı vermiyor.

1994 senesinde senesinde Joan Eröncel isimli 30 sene evvel Türkiye'de evlenmiş Amerikalı bir hanım ile tanışır. Joan, onun eserlerinin mükemmelliği karşısında hayran olur ve ona yardım etmeye karar verir. Hatta onun adına bir internet sitesi açar (www.armagan.com) Şu an yenilenmiş bir sitesi daha bulunmaktadır (www.esrefarmagan.com). 




Nick Juvicic

Tetra-amelia adlı bir sorun nedeniyla dünyaya böyle gelen Nick Vujicic, büyük zorluklar yaşadı. Okulda alay konusu oldu. Öyle ki, henüz 8 yaşındayken intiharı denedi. Ama 12 yaşında, dünyayı daha iyi anlamaya başladıkça, aslında herkesin bir sorunu olduğunu kavradı. Dahası üniversite bitirdi ve iyi bir finans planlama uzmanı oldu.

Henüz çocuk yaşta, başkaları için umut olabileceğini anlayan Nick Vujicic, "Hayatın her şeye rağmen yaşanmaya değer" olduğunu etrafındakilere anlatmaya başladı. O kadar başarılı oldu ki, sayesinde pek çok insan hayata yeniden bağlanmayı başardı.

Vujicic;Kolları ve bacakları yok; ancak verdiği hayat dersi tüm dünyanın ilgisini çekiyor. İşte size mükemmel bir hayat dersi!
Eğer herşeyden bıktıysanız…

Kolları ve bacakları yok; ancak verdiği hayat dersi tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Okullarda verdiği seminerlerde gençlere kendi yaşamını anlatırken, hayatından da örnekler veriyor. Peki tamamı İngilizce olan bu video da neler anlatılıyor.

İşte o hayat dersi;

Kolları, elleri ve ayakları olmayan adam bir takım komiklikler yapıp, yere düştükten sonra şunları söylüyor:
Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduğu zannedilen durumlara düşebilir; Hatta tekrar ayağa kalkabilmek için her türlü imkan ve enstrümandan yoksun da kalabilir…
Şimdi sizlere soruyorum diyor:
-Ben 100 kere tekrar ayağa kalkmayı denesem ve100′ünde de başarısızlığa uğrasam, tekrar ayağa kalkabilme konusunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım veya şansım var mı?-
-Yani artık sizce 101. Seferi hiç denemeyi dahi düşünmemeli miyim? Maalesef benim öyle bir şansım yok; yaşamımı devam ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayağa dikilmek zorundayım !
Ne yapıp edip kendime ayağa kalkmak için bir destek noktası hayal etmek bunu yapmak zorundayım… İşte şimdi yapacağım gibi.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More